Ne diyor türkünün sözleri…
“Şu yalan dünyaya geldim geleli…”
Ne yaptık? Nasıl yaptık? Sonucunu biliyor muyduk?
Oldum olası, kafasına hiçbir şey takmayan insanları ibretle izlemişimdir. Gamsız, tasasız bir yaşam!
Her insan, imkânları ölçüsünde kendi çevresinde döner durur. Bazen çabalar, bazen susar, bazen konuşur, bazen de küser. Ne olacak sanki! Ömür su gibi akıp gitmedi mi?
Ben şimdi bunları düşünüp yazarken, sakın karamsarlığa kapıldığımı zannetmeyin. Aksine, hayatın anlamını çözdüm. Ona göre yaşıyorum. Yani keşfettim!
Yoksa, sorun her yerde sorun!
İnsan, her yerde insan!
Son zamanlarda anlaşmak ve anlaşılmak zorlaştı. Kimse kimseyi dinlemiyor. Hızlı hızlı konuşmalar, acele yargılar… Biri bir şey diyor, öteki bambaşka anlıyor.
Halbuki eskiler ne güzel anlatırlardı; üzmeden, kırmadan, incitmeden… Lakap takarlardı birbirlerine, ama kimse alınmazdı. Hatta öyle olurdu ki kişinin gerçek adı unutulur, o lakap hafızalara kazınırdı.
Sosyal medyada bir teyze şöyle diyordu:
Kaç kızınız var teyze?
– Bir kızım var. Ben köy bakkalıyım, sade bir vatandaşım. İki kızı olan, azıcık büyük bakkal sayılır. Üç kızı olan markettir. Dört kızı olan ise holding sahibidir; ona hiçbir güç, kuvvet yetmez!
Oğlu olanlar gücenmesin ama kız çocuklarının merhameti, iki aileye de yeter. Yeter ki vicdanlı, dürüst çocuklar yetiştirelim.
Keşfetten gelenler bazen üzücü, bazen sevindirici haberlerle karşılaşsa da, böyle güzel paylaşımlara da rastlamak mümkün.
Yeni şeyler öğrenmeye keşfetmeye devam diyerek, sağlıkla, mutlulkla, huzurla yaşayalım.

