Sür Merhemini…

0
609

Bazen insan, kendi kendisinin ilacı olur.
Nasıl mı?
Yeter ki aklı başında olsun!

“Derdi veren, dermanını da verir.” derler.
Aklımızı kullanarak her şeyin merhemini bulabiliriz.

Bu arada, etrafımızda yaşanan olaylar bize eşlik eder.


Düşüncelerimize ışık tutar.
Dertleşebileceğimiz bir arkadaş ya da dost olur.
Okuduğumuz bir kitap, yazdığımız bir yazı,
Sevdiğimiz insanlar, çocuğumuz, ailemiz…
Hepsi bize merhem olur.

Son yaşanmışlıklar, son düşler, son hayaller,son umutlar hep vardır.En kötüsü üzüntünün içinde kaybolmamaktır. Hepsi zamanla şekil değiştiriyor ama bir şekilde içimizde var olmaya devam ediyorlar. İnsan bazen kırılır, bazen yorulur ama umuda tutunmak, karanlıkta bir ışık aramak gibidir. Bazen bir söz, bir bakış ya da küçük bir adım bile bu umudu yeniden filizlendirebilir. Bir çok hastalığın sebebi olsa bile, umuda tutunmakta merhemi olabiliyor. Bilimsel olarak da umutlu bir bakış açısının bağışıklık sistemini güçlendirdiği, iyileşmeyi hızlandırdığı biliniyor.

Şöyle bir metin, bu yazıya en uygun olur galiba…

“Kırılan Yerden Işık Sızar”

Sonlar vardır hayatta…
Bir kapı kapanır, bir yol biter, bir gül solar. Son düşler dökülür geceye, son hayaller sessizce raflara kaldırılır. İnsan bazen hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilir, ama yine de her sabah gözlerini açar. Çünkü içinde bir yerlerde, çok derinlerde, hâlâ kıpırdayan bir şey vardır: umut.

Her üzüntü biraz suskunluktur.
İnsan konuşmamayı, anlatmamayı, susup içine çekilmeyi öğrenir. Ama üzüntüye saplanmakla, ondan geçip yürümek arasında ince bir fark vardır. Kimi bu farkı fark edemez, kimi de suskunluğun içinden kendi sesini yeniden bulur.

O sesi bulmak, bazen tek bir cümleyle olur:
“Her şeye rağmen iyi olacağım.”
Bu bir söz değil, bir seçimdir aslında.
Yaraların üstüne bir örtü değil, onları onaran bir el gibidir.

İnsan ruhu kırıldığında tuhaf bir şey olur:
Kırıldığı yerden ışık sızar.
Ve bu ışık zamanla içini ısıtır. O zaman anlarsın ki; kayıplar senden bir şeyler almış olabilir ama sende kalanlar, yeniden başlamak için yeterlidir.

Her son bir eksilme değil, bazen bir arınmadır.
Hayat, senden gitmeyi bilenleri götürür ama senin kalbinde ne kadar derin bir sevgi taşıdığını da sana fark ettirir.
Köklerini bulursun, içindeki sessiz gücü tanırsın. Ve o zaman bilirsin:
Umut, bazen en karanlık yerde büyür.

Sen yeter ki kaybolma.
Çünkü dünya, seni hâlâ bekliyor.

Sevgilerimle…

Önceki İçerikYatay Şehirleşmenin Deprem Güvenliği Açısından Önemi
Sonraki İçerikMEMİŞ AĞA’NIN SOBASI…
Şengül Işık
1966 yılında doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Eskişehir’de tamamladım. Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı’nda 28 yıl görev yaptım.Kitap okumayı çok seviyorum. Sadece okumakla kalmıyor, kendimi kitapların içinde yaşıyor gibi hissediyorum. Gözlem yeteneğime ve karakter tahlillerime güveniyorum. Bu nedenle yazma serüvenine de adım attım.İlk kitabım *"Kara Fidan"*dır. Bu kitabımda annemi ve ailemi yeni nesillere tanıtmayı amaçladım.Evliyim ve iki çocuk annesiyim. Toplumsal projelere ilgi duyuyorum. Doğaya ve hayvanlara sevgi ve saygı göstermeyi, insanın değerini ve insanca yaşamayı, gelenek ve göreneklerimizi yaşatmayı ve bunları gelecek nesillere aktarmayı kendime hedef edindim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz