Son iki günde ülkemizin yangın riski taşıyan değişik bölgelerinde 150’den fazla yangın çıktı; bunlardan 68’i ormanlık alanda başladı, çoğu kontrol altına alındı ama, Meteroloji yeniden uyarı yaptı, rüzgar ve fırtına bu bölgelerde hızını artıracak, onun için risk hala devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıklamasına göre; ‘’helikopterler yangınları söndürmek için 2.300, uçaklar ise 350 sorti yaptı.’’ Yangınların büyük çoğunluğu insan’dan kaynaklanıyor: tarlada dikkatsizce yakılan anız ateşleri, ormanda söndürülmeyen mangallar, yollara atılan izmaritler…
Peki biz bu yangınlara karşı ne yapmalıyız? Ormanları sadece karada orman teşkilatının mevsimlik yangın işçileri, gönüllüler ve itfaiye araçları, havada ise yangın uçak ve helikopterleri ile değil, akılla bu yangınları söndürmeliyiz.
Peki, nasıl olacak derseniz? Cevap şudur: Yangınların çıkmasını önlemek için gerekli tedbirleri almalıyız.. Bu nedenle devletin attığı adımlar çok doğru: Bugün 47 ilde ormanlara giriş yasağı kararının alınması, yangın hava filosunun yoğun bir şekilde kullanımı, yangınlara erken müdahale etme gayreti çok çok önemli. Orman Genel Müdürlüğü çok başarılı çalışmalara imza atıyor,2021 yılından beri Orman Genel Müdürlüğü teknolojiyi kullanarak riskli bölgelerde dron ve İHA’larla, ormanlarımız takip edilmektedir. Yangınlar açısından riskin yüksek olduğu yer ve zamanlarda yapılan uçuşlarla orman içindeki insan sirkülasyonu, araç vb. tespit edilen risk faktörlerine ait konum bilgilerine göre Orman Koruma Ekipleri o bölgelere yönlendiriliyor.
Yapılan bu çalışmalarla ormanlara yasa dışı müdahalelere etkin ve hızlı müdahale etmek daha kolay oluyor.
Ormanların korunması noktasında yapılan bu çalışmaların yanı sıra, fotokapanlar aracılığı ile orman giriş ve çıkış noktaları anlık olarak takip ediliyor. Bu fotokapanlardan gelen mesaj ve mail aracılığı ile gelen fotoğraflarda tespit edilen suçlara anında müdahale ediliyor.
Orman Genel Müdürlüğü 2022’den beri yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen “Yangın Karar Destek Sistemi”ni kullanmaktadır. Bu sistem, yangın anında canlı, anlık meteorolojik veriler ile arazi ve orman yapısını analiz ederek, ekiplerin hızlı ve etkin müdahale etmesini sağlıyor.
Orman yangınlarına karşı en büyük görev vatandaşa düşmektedir.
Ormanlarda çıkan yangınlar sadece devletin sorunu değil; bu ülkede yaşayan her vatandaşın ortak sorunudur. Çünkü bu ormanlar bizim geleceğimizdir. Ormanların yanması, ekosistemin bozulması ve ormanlarda yaşayan binlerce canlının yok olması demektir. Bu nedenle tarlasında anız yakan, piknikte mangal yakan, yola sigara izmariti atan her yurttaş daha dikkatli olmalıdır. Yapılan bu ihmaller aslında bir anlık dikkatsizlik değil, ülkenin ormanlarını bile bile katletmektir..
Orman yangınlarının söndülmesi bir maharet değil; aslolan ormanlarımızda yangını hiç çıkarmayacak toplumsal bir bilinci aşılamaktır. Türkiye, yangınlara karşı hızlı müdahalede dünyaya örnek olabilir; ancak önleyici örgütlenmede sınıfta kalmamalı. Bu sorumluluk, ne tek başına devlete,ne de yalnız vatandaşa aittir. Akıl, vicdan ve dayanışmayla kurulacak bir “ormanı sev ve yeşili koru” geleceğimizi kurtaracak tek sigortadır.
Bugün ormanlarımız yanıyorsa, aslında geleceğimiz yanıyor demektir. Orman yangınlarına karşı sende önlem al ve yeşili koru. Seçim hepimizin. Afetsiz ve yangınsız günler temennisiyle

