Emekle büyütürsünüz; neye ihtiyacı olduğunu hissedersiniz.
Sevgiyle, sabırla, sessizce… Huzur nedir? Nasıl bir şeydir? Bilen var mı?
İnsanın kendine sorduğu, bazen farkında bile olmadan hayatının merkezine koyduğu bir soru bu…
Huzur senin için ne demek? Sessizlik mi, güven mi, yalnızlık mı, sevgi mi? Huzura ulaşmak mı zor, yoksa onu tanımak mı?
“Ruh kendisine huzur vereni severmiş.”
Bu cümle, belki de bütün ilişkilerin, dostlukların ve aşkların en çıplak tanımı. Ruhsal bağın dışındaki her şey gelip geçici.
“İmkânsız da olsa, kavuşamasa da, konuşamasa da severmiş.”
Sevginin fiziksel yakınlıkla değil, ruhsal uyumla mümkün olduğunu söyleniyor.Bazen bir selam bile yoktur ama bir bağlılık hâlâ sürer.
“Bazı kişiler sessiz de olsa güven hissi yaşatırlar.”
Sessizlik içinde huzur barındırıyorsa, bu o kişideki gerçekliktir. Gürültüsüz, gösterişsiz ama içten.
“Güven duyulan yerde sevgi kendiliğinden oluşuyor.”
Güven varsa sevgi akar; zorlanmaz, dayatılmaz. Sadece olur.
Bu sevgiyi çocuklarınıza verirsiniz ama… anlayamazlar.
Hayvanlara verirsiniz; onlar sadece ayaklarınızı yalayarak karşılık verir.
Bir fidan dikersiniz, ya da bir çiçek…Yaşınız kaç olursa olsun,bitmeyen bir savaştır umut.
İçinizde hep biraz daha yeşerir,
Her kırıklığa rağmen yeniden filizlenir.
Hayatımız boyunca hep bir şeyleri arar dururuz.
Kimi huzuru, kimi sevgiyi… Kimi de sadece “anlaşılmayı.”
Bence herkes, günde en az bir kez “İyi ki varsın” sözünü duymalı.
Çünkü bu cümle, insanın içini ısıtan en sade iltifattır.
Ve bazen bir tek o cümle, bir insanın bütün gününü iyileştirebilir.
Sınandığı her konuda kendini haklı ve güçlü zannedenleri gördükçe,
İçimden şunu geçiriyorum:
Zamanı geldiğinde, yargıladıkları her şeyin hesabı sorulacak.
Ve sabrı elden bırakmayanlar…
İnananlar, içten kalanlar…
Günün sonunda kazanan yine onlar olacak.
Sadece yaşanacak güzel şeylere müsaitim artık!
Mutlu edenlere, kalbime,ruhuma iyi gelenlere…
“İnsana, aradığı şeye bakarak değer biçilir.”demiş Mevlana

