spot_img
Ana SayfaAileGerçek Gündem: Konuşulan Değil, Yaşanan

Gerçek Gündem: Konuşulan Değil, Yaşanan

Türkiye’de gündem hiç bitmez. Her sabah yeni bir tartışmayla uyanırız: bir açıklama, bir polemik, bir kriz, bir karşı kriz. Televizyonlar bağırır, sosyal medya kaynar, herkes bir şey söyler. Ama bütün bu gürültünün içinde asıl soruyu sormayı unuturuz: Gerçekten neyi yaşıyoruz?

Çünkü bu ülkede gündem, konuşulan değil; yaşanandır.

Sokakta yürüyen insanın gündemi döviz kuru değil, market fişidir. Grafikler değil, eksilen cüzdandır. Bir annenin gündemi ekonomi programları değil, çocuğunun beslenme çantasına ne koyacağıdır. Bir gencin gündemi siyasi tartışmalar değil, “Ben bu ülkede nasıl bir hayat kuracağım?” sorusudur.

Ama garip bir şekilde, en çok konuşulanlar bunlar değildir.

Bizim gündemimiz sürekli olarak değiştiriliyor. Bir konu tam canımızı acıtacak kadar derinleşmişken, yerine yenisi konuyor. Tam “neden böyle yaşıyoruz?” diye soracakken, dikkatimiz başka bir yöne çekiliyor. Böylece konuşuyoruz ama yüzleşmiyoruz. Tartışıyoruz ama çözmüyoruz.

Oysa gerçek gündem çok daha sade ve çok daha ağır:

Geçinememek.

Yorulmak.

Gelecekten emin olamamak.

Adaletsizlikler ve güvensiz bir ortam.

Ve belki de en önemlisi, bütün bunların artık normalleşmesi.

Bugün Türkiye’de en tehlikeli şey kriz değil; krize alışmak. Çünkü insan alıştığı şeyi değiştirmek istemez, hatta bir süre sonra sorgulamayı bile bırakır. İşte tam bu noktada, gürültü işe yarar. Sürekli değişen yapay gündem, gerçek sorunların üstünü örter.

Ama gerçekler inatçıdır.

Kira her ay yeniden gelir. Faturalar ertelenmez. Hayaller askıya alınsa da yok olmaz. Gençler gitmek ister, kalanlar sabretmek zorunda kalır. Ve toplum, yavaş yavaş bir bekleme odasına dönüşür: Kimse tam mutlu değildir ama kimse tamamen vazgeçmiş de değildir.

Bu ülkenin en büyük meselesi belki de tam olarak budur: Askıda kalmış hayatlar.

Artık daha az tartışmaya, daha çok yüzleşmeye ihtiyacımız var. Daha az slogan, daha çok gerçek. Çünkü bir ülkenin kaderi, neyin konuşulduğuyla değil, neyin konuşulmadığıyla belirlenir.

Ve bugün Türkiye’de en çok konuşulmayan şey, aslında herkesin yaşadığı gerçektir.

Gerçek gündem oradadır. Sessiz, ağır ve inkâr edilemez.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
spot_img
Çimen AKGÜN
Çimen AKGÜNhttps://dionysosyayingroup.com/magaza/edebiyat/oku-dene-gor-yasa-cimen-akgun/
25 Aralık 1985 tarihli, İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. İlkokulu Anafartalar ilkokulunda tamamladım. Ardından orta üçe kadar Ödemiş İlköğretim ortaokulundaydım. Fakat orta sonu Kuşadası Çakabey ilköğretim okulunda tamamladım ve ardından sınavı kazanarak Kuşadası Derici Mustafa Gürbüz Anadolu Lisesini tamamladım. Lisansım ise Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü olup, ilk yüksek lisansım İstanbul Üniversitesi Adli Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık Öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adli Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. İlk olarak Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği Hayat Devam Ediyor adlı dizide yer aldım. Ardından Görevimiz Komedi adlı yarışma programında Rasim Öztekin’in takımında finalist olarak bulundum. Sonrasında Vatanım Sensin, Kalp Atışı ve TRT de mini dizi olarak yer alan ALİJA adlı dizilerde yer aldım. İlk reklam filmim Koroplast markası ile oldu. Ardından Pekfood markasının börek ürününün reklam yüzü oldum. Tiyatro anlamında Atölye Tiyatrosu, Tiyatro Arı, İstanbul Kumpanyası ve son olarak Kedi Sahne Sanatlarında oyuncu, reji asistanı, yönetmen yardımcısı olarak yer aldım. Kısa bir süre için de İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde atölye sonu oyunlarında yer aldım. Oyunculuk mesleğimin yanı sıra aynı zamanda da profesyonel dans eğitmenliği, yaşam koçluğu, motivasyon koçluğu, kişisel gelişim uzmanlığı ve yaratıcı drama eğitmenliği yapmaktayım. “Yazmak” küçük yaştan beri çok sevdiğim bir hobimdi. Zamanla profesyonelleşen bir hal alarak dergilerde, sosyal medyada ve dijital gazetelerde yazmaya başladım. Şiir, çocuk kitabı, şarkı sözü, makale, tiyatro oyunu gibi çeşitli ve farklı alanlarda yazmaya devam ettim. Girişimci Gazetesinde uzun süre makaleler yazdım. Yazmak; benim, hiç tanımadığım hayatlara ve insanlara dokunduğum en özel alanlardan biri oldu. Oyunculuk tutkum ile örtüşen en güzel alanım. Bu sebeple hayalim olan ilk kitabımı Oku Dene Gör Yaşa adı ile Haziran 2024’te Diyonysos Yayın Grubu ile birlikte çalışarak yayınlattım. Çok yönlü olmayı, araştırmayı seven biriyim. Gelişime açık olmak hayat yolculuğumun rotası. Her alanda iletişim kurmayı ve hayatlara dokunmayı seven biriyim. Eğitim hayatıma oyunculuk alanında doktora yaparak devam etmeyi planlamaktayım. Hala daha eğitimler almaya ve vermeye devam eden bir oyuncu, yazar ve eğitmenim.
İLİŞKİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img
- Reklam -spot_img

Popüler