spot_img
Ana SayfaAile23 Nisan…

23 Nisan…

Bir bayramdan fazlası. Bir hatırlatma. Bir yüzleşme.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Mustafa Kemal Atatürk tarafından yalnızca çocuklara armağan edilmiş bir gün değil; aynı zamanda egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilanıdır. Yani bu ülkenin geleceğinin, bugünün çocuklarının omuzlarında yükseleceğinin en güçlü ifadesi.

Ama bugün o omuzlara baktığımızda ne görüyoruz?

Kutlamalarda gülen yüzler kadar, ekranlara yansımayan yüzler de var.

Okula gidemeyen, çalışmak zorunda kalan, şiddetin ortasında büyüyen…

Ve daha acısı: Hayatın en başında, bu topraklarda yaşam hakkı elinden alınmış çocuklar.

Bir bayramı gerçekten bayram yapan şey, herkes için geçerli olmasıdır.

Peki 23 Nisan herkes için bir bayram mı?

Egemenlik, yalnızca bir siyasi kavram değildir. Egemenlik; bir çocuğun güvenle uyuyabilmesidir. Karnının doymasıdır. Korkmadan oyun oynayabilmesidir. Düş kurabilmesidir. Ve o düşlerin elinden alınmamasıdır.

Eğer bir ülkede çocuklar öldürülüyorsa,

eğer çocuklar mutsuzsa,

eğer çocuklar umutsuzsa…

Orada egemenlik yalnızca kâğıt üzerindedir.

Çünkü egemenlik, en savunmasız olanın korunabildiği ölçüde gerçektir.

Ve bir toplum, çocuklarını koruyamıyorsa; aslında geleceğini de koruyamıyordur.

23 Nisan kürsülerinde çocukları konuşturuyoruz.

Ama gerçekten onları dinliyor muyuz?

Bir çocuğun “mutlu değilim” demesi için illa bir kürsüye çıkmasına gerek yok.

Bazen o cümle, sessizliğinde saklıdır.

Bazen bir bakışta, bazen bir susuşta…

Bu bayramda kendimize sormamız gereken soru şu:

Biz çocuklara bir bayram mı veriyoruz, yoksa bir gelecek mi?

Çünkü bayramlar bir gün sürer.

Ama çocukluk, ihmal edildiğinde bir ömür yara olur.

Şimdi uzun süredir çocuklara ezberlettiğiniz şiirleri okutun, çalıştırdığınız oyunları ve dansları sergiletin okul bahçelerinde ve sahnelerinde… Gösterilerin sunucuları da, sergileyenleri de çocuklardan oluşsun… Makam koltuklarına bir günlüğüne çocuklar otursun… Göreviniz tamamlanmış olsun, bayram tüm coşkusu ile her yıl olan rutini ile kutlandı diye geçsin kayıtlara…

Çocukların gerçek bir bayram yaşadığını düşünüyor musunuz? Daha birkaç gün önce eline silah alan da bir çocuk değil miydi? O çocuğun bu hayattan kopardıkları da çocuk değil miydi? Çocuklarımız nasıl büyüyorlar? Ve nasıl büyümeliler? Bu iki sorunun cevabı bize 23 Nisan’ın anlamını verecek…

Tüm dünya çocuklarına bu bayramın anlamını borçluyuz, sadece bizim ülkemizin çocuklarına değil. Çocukları kaybettikçe, dünya masumiyetini kaybediyor, geleceğini kaybediyor…

 Bizler tüm dünya çocuklarına bayram armağan eden bir öndere, kurucuya sahibiz!

Mustafa Kemal Atatürk, bu bayramı dünya çocuklarına armağan ederken aslında çok daha büyük bir şey söylüyordu:

“Egemenlik milletindir” diyorsanız, o milletin en küçük bireylerini korumak zorundasınız.

Bugün 23 Nisan.

Kutlayalım. Ama unutarak değil, hatırlayarak.

Çocukların gerçekten güldüğü bir ülke ve dünya, en büyük bayramdır.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
spot_img
Çimen AKGÜN
Çimen AKGÜNhttps://dionysosyayingroup.com/magaza/edebiyat/oku-dene-gor-yasa-cimen-akgun/
25 Aralık 1985 tarihli, İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. İlkokulu Anafartalar ilkokulunda tamamladım. Ardından orta üçe kadar Ödemiş İlköğretim ortaokulundaydım. Fakat orta sonu Kuşadası Çakabey ilköğretim okulunda tamamladım ve ardından sınavı kazanarak Kuşadası Derici Mustafa Gürbüz Anadolu Lisesini tamamladım. Lisansım ise Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü olup, ilk yüksek lisansım İstanbul Üniversitesi Adli Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık Öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adli Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. İlk olarak Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği Hayat Devam Ediyor adlı dizide yer aldım. Ardından Görevimiz Komedi adlı yarışma programında Rasim Öztekin’in takımında finalist olarak bulundum. Sonrasında Vatanım Sensin, Kalp Atışı ve TRT de mini dizi olarak yer alan ALİJA adlı dizilerde yer aldım. İlk reklam filmim Koroplast markası ile oldu. Ardından Pekfood markasının börek ürününün reklam yüzü oldum. Tiyatro anlamında Atölye Tiyatrosu, Tiyatro Arı, İstanbul Kumpanyası ve son olarak Kedi Sahne Sanatlarında oyuncu, reji asistanı, yönetmen yardımcısı olarak yer aldım. Kısa bir süre için de İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde atölye sonu oyunlarında yer aldım. Oyunculuk mesleğimin yanı sıra aynı zamanda da profesyonel dans eğitmenliği, yaşam koçluğu, motivasyon koçluğu, kişisel gelişim uzmanlığı ve yaratıcı drama eğitmenliği yapmaktayım. “Yazmak” küçük yaştan beri çok sevdiğim bir hobimdi. Zamanla profesyonelleşen bir hal alarak dergilerde, sosyal medyada ve dijital gazetelerde yazmaya başladım. Şiir, çocuk kitabı, şarkı sözü, makale, tiyatro oyunu gibi çeşitli ve farklı alanlarda yazmaya devam ettim. Girişimci Gazetesinde uzun süre makaleler yazdım. Yazmak; benim, hiç tanımadığım hayatlara ve insanlara dokunduğum en özel alanlardan biri oldu. Oyunculuk tutkum ile örtüşen en güzel alanım. Bu sebeple hayalim olan ilk kitabımı Oku Dene Gör Yaşa adı ile Haziran 2024’te Diyonysos Yayın Grubu ile birlikte çalışarak yayınlattım. Çok yönlü olmayı, araştırmayı seven biriyim. Gelişime açık olmak hayat yolculuğumun rotası. Her alanda iletişim kurmayı ve hayatlara dokunmayı seven biriyim. Eğitim hayatıma oyunculuk alanında doktora yaparak devam etmeyi planlamaktayım. Hala daha eğitimler almaya ve vermeye devam eden bir oyuncu, yazar ve eğitmenim.
İLİŞKİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img
- Reklam -spot_img

Popüler