HAYATIN ÜÇÜNCÜ ELİ…

0
106

Zamanı böleriz. Özelimizde anlamlandırır, kendimize göre elbise biçeriz. Dünya dediğimiz bu yabancı aleme gözümüzü açıp solumaya başladığımızda zaman çarkı dönmeye başlar. İçimize çektiğimiz ilk nefesin bize sunduğu, hayatın kaynağı oksijenin ciğerlerimizi yakmasıyla ilk çığlığı atarız.

Bütün bebekler aynı dili konuşur. Küçükken ortak dili yani ağlama dilini konuşur sonra değiştiririz. İçine doğduğumuz toplumun anlaştığı dili öğrenir, taklit ederiz. Onlar gibi konuşmaya, anlaşmaya ve düşünmeye başlarız. Hazır paket program çevirmiştir dört yanımızı. Kurtulamayız bu çarkın içinden. Doğumumuzla başlayan zaman yolculuğumuzda çocukluk, ergenlik, gençlik ve yaşlılık gibi zaman aralıklarıyla tanımlarız içinde bulunduğumuz fiziksel durumumuzu.

İnsan kendi hayatını zamansal boyutlarıyla yaşarken, üyesi olduğu toplumun da döngüsel akış içerisinde tekrar eden hayatına karışır, bütünleşir. Kendi zamanının çarkını toplum çarkına bağlayan kişi, parçası olduğu toplumun zaman döngüsüne ister istemez katılır ve toplumun kaderinin bir parçası olur.  Tabi ki ilkbahar, yaz, sonbahar, kış gibi zamansal döngülerden bahsetmiyorum. Bahsettiğim nedir o halde?

  1. Hazırlık,
  2. Zarar Azaltma,
  3. Müdahale,
  4.  İyileştirme,

diye tanımladığımız afetin dört zamansal evresinden bahsediyorum.

27,28,29 Eylül 2024 tarihinde Bursa ili Keles ilçesinin Kocayayla mevkiinde AFAD Başkanlığı koordinesinde Bursa Valiliğinin ev sahipliğinde ve Bursa AFAD İl Müdürlüğünün yürütücülüğünü yaptığı Marmara Bölgesi Akreditasyon Koordinasyon Kampı düzenlendi. Yukarıda sıraladığım dört koldan üçüncü kol aktörlerinin bir kısmı bir araya geldi.

ARA-MA! KURTAR-MA!

10 İl 59 akredite edilmiş arama kurtarma ekibi ve 700 personelin katıldığı, çeşitli faaliyetlerin icra edildiği bu toplantıya Bursa Valisi sayın Erol AYYILDIZ ile AFAD Başkanı sayın Oktay MEMİŞ’ de katıldı. Çeşitli motive edici, tanıtıcı ve bilgi verici konuşmalar yapıldı, sorular soruldu ve afetin ilk saniyesinden itibaren görev alan bu ekiplerle ortak dil, aynı lisan oluşturulmaya çalışıldı.

Birçok afette görev yapmış bir AFAD çalışanı olarak olumlu gördüğüm bu organizasyonun bendeki izdüşümünü birkaç cümle ile aktarmaya çalışayım. Afetler çok çeşitlidir ve ülkemiz deprem afeti açısından çok riskli bir coğrafyadır. Kaldı ki Türk Toplumu güvenlik kültürsüz ve afet temelsiz yaşayan bir toplumdur. Örneğin çeşitli zaman ve mekanlarda meydana gelen sarsıntılara karşı binalarımızın direnç gösteremediğini büyük kayıplardan edindiğimiz acı tecrübelerle öğrendik. Gerçekleşeceğini adımız gibi bildiğimiz sarsıntılara karşı da belli bir süre dirençsiz durumdayız. Çünkü çürük binaların dönüşüm süreci bir anda hayata geçirilebilecek bir durum değildir. Kısacası belli bir zaman aralığını dirençsiz ve deprem sarsıntılarına karşı savunmasız geçireceğimizi biliyoruz.

NEREDE BU DEVLET?

İşte bu yüzden şu sıralarda güçlü bir kola, şefkatli bir ele ihtiyaç duyuyoruz. 17 Ağustos 1999’da bu el yoktu, yetemedik. Van, Elazığ ve 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ da benzer sahneleri yaşadık. Bu defa yetmek, yetişmek istiyoruz. Bu nedenle Türk toplumunun afetlere karşı ayakta ve hayatta kalma savaşında, zamansal dönemlere bölmüş olduğu dört evrenin 3. elini güçlü ve hazır tutmak zorundayız. İlk iki evreye ivedi şekilde hazırlanırken 3. evrenin icracı elini yani arama-kurtarmayı sürekli tatbikatlarla canlı ve hazır tutarak “nerede bu devlet?” feryatlarını bir daha bu coğrafyada duyurmamalıyız. 

Devlet olması gereken mekân ve zamanda, vatandaşının her döneminde ihtiyaç duyduğu her durumda hazır bulunmalıdır. Bu toplantı ve çalışmalar bu açıdan çok değerlidir. Umar ve dileriz ki Türk vatandaşının hayatına afet farkındalığı katar. Bilinçli ve afet temelli bir toplum oluşturma adına eğitici, öğretici olur.

Aslında devlet millet el ele profilinin en güzel örneği sivil toplum kuruluşlarıyla icra edilen afet çalışmalarında kendini göstermelidir. Bu birlikteliğin afete hazırlığın bütün evrelerine yayılması, sadece 3. elle kalmaması önemli bir farkındalıktır diye düşünüyor son söz olarak şunu söylemek istiyorum.

Biz kahraman yaratmayı seven bir milletiz. Fakat gelişmiş, çağdaş toplumlar kahramanlara ihtiyaç duymaz. Onların ekipleri vardır. Bu ekipler kahramanlık yapılması gereken hal ve durumların önündeki en büyük engeldir.

Kahraman istemiyoruz, bir makine gibi herkesin üzerine düşen görevi profesyonelce yaptığı organize ekipler istiyoruz. Ekip topluma kalıcı faydası olan, hafıza oluşturan ve birlikte hareket edebilme kültürünü ortaya çıkartan kurumsal organizasyonun ilk ayağıdır. Ferdi yapılan kahramanlıklar alkışlansa da toplumu geliştirmeyecek, afetlere karşı hazırlamayacaktır. Bu yüzden bizim kahramana değil disipline, insanı seven ve doğaya saygı duyan anlayışı benimsemiş kişi ve kurumların bir araya gelerek organize hareket etmesine, ekip ruhuna ve samimi kurtarmacılara ihtiyacımız vardır. Kahramanlık bir meslek değildir. Bir an önce bu sahte meslek anlayışını ve bütüncül yaklaşımdan uzak ferdi hareketleri sonlandırmamız, organize hareket edebilme kültürüne erişmemiz gerekmektedir. Kaybedecek can ve malımız, maalesef ki zamanımız kalmamıştır.

Hiçbir arama kurtarma ekibinin bulunmadığı, binlerce dolar değerindeki arama kurtarma malzemelerinin olmadığı, komşuları tarafından bulunan bir balyozla delinerek açılan duvarın ardından hayatın 3. eline tutunan 7 can’ın; coğrafyasından kaynaklı her türlü afette bir daha enkaz altında kalmamasını ümit ediyor, saygı ve sevgiler sunuyor, afetsiz günler diliyorum…

Foto: Bursa AFAD İl Müdürlüğü

Önceki İçerikSinan Ateş suikastı davası görülüyor: Avukatının çekildiği iddia edildi
Sonraki İçerikKöy köy dolaşarak çocukları waffle ile buluşturuyor
Hüseyin KANZA - ORTAK PAYDAMIZ AFETLER
HÜSEYİN KANZA1970 K. Maraş / Afşin doğumludur. Gaziantep Teknik Lise Elektrik Bölümü, Bursa Polis Okulu Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi, Anadolu Üniversitesi Felsefe Bölümü, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Afet Risk Yönetimi Yüksek Lisans mezunu Halen Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümünde öğrenimine devam etmektedir. Vatani görevini yedek subay (Komando Asteğmen) olarak Siirt-Pervari’de tamamladı. 1993 -2005 yılları arasında Bursa, Bitlis, Malatya ve Konya İl Emniyet Müdürlüklerinde Polis Memuru olarak görev yaptı. İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Görevde Yükselme Sınavını kazandı ve 2005 yılında Hatay Emniyet Müdürlüğüne Sivil Savunma Uzmanı olarak atandı. Hatay Defterdarlığı, Muğla Milli Eğitim Müdürlüğü, Bursa Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü, Bursa AFAD ve Bursa İl Özel İdaresinde Sivil Savunma Uzmanı ve Şube Müdürlüğü ile Nizip Çadırkent Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremlerinde Adana, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay illerinde 6 ay görev almıştır. 2020 yılında "Ortak Paydamız Afetler", 2025 yılında "Türkiye'de Afet Yönetim Sistemi Sorunları" isimli kitapları yayımlanmıştır. Bursa ve Kahramanmaraş’ta yayımlanan gazete ve dergilerde, afet ve acil durumlarla ilgili köşe yazarlığı yapmakta olup evli iki çocuk babasıdır. Halen Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görevine devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz