Hayat Kurtaran İkazlar
Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi
Günümüzde savaşların şekli değişti. Bir zamanlar cephelerde karşı karşıya gelen orduların mücadelesi olarak görülen savaşlar, artık çoğu zaman gökyüzünden gelen saldırılarla başlamaktadır. Uzaktan gönderilen füzeler, insansız hava araçları ve çeşitli yüksek tahrip gücüne sahip mühimmatlar, savaşın ilk ve en yıkıcı darbelerini oluşturmaktadır.
Ne yazık ki bu saldırılar çoğu zaman yalnızca askeri hedefleri değil, sivilleri de etkisi altına almaktadır. Son yıllarda dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan acı örnekler, savaşın artık hedef gözetmeyen bir yıkıma dönüşebildiğini göstermektedir. Okulların, evlerin ve sivillerin bulunduğu alanların hedef olduğu saldırılar, hepimize şu gerçeği hatırlatmaktadır: Savaş sadece askerlerin meselesi değildir; siviller de risk altındadır.
Son 10 gün içinde İran’da bir ilkokul abd tarafından Tomahawk Füzeleriyle ve 40 dakika arayla iki kez hedef alınmış 168 kız çocuğu katledilmiştir.
Bu nedenle toplum olarak hem devletin hem de vatandaşların alması gereken bazı önlemler vardır. Devletler; hava savunma sistemleri, erken uyarı mekanizmaları ve siren altyapıları kurarken, vatandaşların da bireysel hazırlıklarını yapması gerekir. Sığınakların hazırlanması, afet ve acil durum çantalarının hazır tutulması ve en önemlisi ikaz sistemlerinin anlamının bilinmesi hayati önem taşır.
Bugün bu yazıda, İkaz ve Alarm (Siren) sistemlerini hatırlayacağız.
Hava saldırıları veya KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) tehlikeleri durumunda kullanılan ikaz ve alarm işaretleri dört ana başlıkta toplanır:
Sarı İkaz, Kırmızı Alarm, Siyah Alarm ve Beyaz İkaz.
Sarı İkaz: Hava saldırısı ihtimali olduğunu gösterir. Üç dakika süren düz siren sesi ile duyurulur.
Bu ikaz duyulduğunda kapalı alanlarda bulunanların gaz, elektrik ve su vanalarını kapatmaları, yanan ocak veya sobaları söndürmeleri gerekir. Kapı ve pencereler kapatılmalı, sığınak hazırlıkları gözden geçirilmelidir.
Dışarıda bulunanlar ise mümkünse evlerine veya iş yerlerine girmeli; buna imkân yoksa alt geçitler, bodrumlar, sağlam duvar dipleri veya sığınılmaya uygun yerlere yakın durmalıdır.
Kırmızı Alarm: Artık hava saldırısı tehlikesinin başladığını gösterir. Üç dakika süren yükselip alçalan dalgalı siren sesi ile duyurulur.
Bu alarm duyulduğunda vakit kaybetmeden en yakın sığınağa veya sığınma yerine gidilmelidir. Kapalı alanda bulunanlar gerekli malzemelerini alarak derhal sığınaklara geçmeli ve “tehlike geçti” duyurusu yapılıncaya kadar sakin bir şekilde beklemelidir.
Siyah Alarm: Kimyasal, biyolojik, radyolojik veya nükleer saldırı tehlikesini ifade eder. Üç dakika süren kesik kesik siren sesi ile duyurulur.
Bu durumda tehlikenin türü radyo veya resmî duyurular aracılığıyla öğrenilebilir. Radyoaktif tehlikede sığınaklara inilmesi gerekirken, kimyasal saldırılarda üst katlardaki kapalı ve korunmalı bölümlere geçmek daha güvenlidir. Kapı ve pencere aralıkları bant veya bezlerle kapatılmalı, ağız ve burun mümkünse ıslak bez veya pamukla korunmalıdır.
Dışarıda bulunan kişiler ise en yakın kapalı alana girmeli, kimyasal bulaş ihtimali varsa elbiselerini değiştirmeli veya temizlemeli ve açıkta kalan ve temas olan vücut bölgelerini suyla yıkamalıdır.
Beyaz İkaz: Tehlikenin geçtiğini bildirir. Diğer alarmların aksine sirenle değil; radyo, televizyon veya resmi anonslarla duyurulur. Bu duyuru yapıldığında insanlar sığındıkları yerlerden çıkarak normal yaşama dönebilir ve ihtiyaç sahiplerine yardım edebilirler.
Kısaca hatırlamak gerekirse;
• Sarı İkaz: Düz siren – saldırı ihtimali var, hazırlık yap.
• Kırmızı Alarm: Dalgalı siren – saldırı tehlikesi var, derhal sığınağa gir.
• Siyah Alarm: Kesik siren – KBRN tehlikesi var, korunma önlemlerini al.
• Beyaz İkaz: Tehlike geçti.
İçinden geçtiğimiz belirsiz ve hassas dönemlerde bu ikazları bilmek ve doğru hareket etmek hayati önem taşıyabilir. Çünkü doğru bilgi, doğru zamanda hayat kurtarır.
Unutmayalım; hazırlıklı toplumlar felaketleri daha az kayıpla atlatır. Bir saldırı ihtimali durumunda Millet olarak bizim gideceğimiz bir yerimiz yok, hayatta kalıp küllerimizden doğmamız gerektiğinden Korunma Önlemlerini de iyi bilmemiz gerekiyor.
Savaşsız ve barış dolu bir dünya dileğiyle…
Hoşça kalın.
Gelecek hafta: “Bütünleşik İkaz Alarm Sistemi Projesi (İKAS)” işleyeceğim.

