spot_img
Ana SayfaAileZaman: Tükenen Değil, Tükettiğimiz Servet

Zaman: Tükenen Değil, Tükettiğimiz Servet

Bir insanın sahip olduğu en büyük servet para, makam ya da ün değildir. Asıl servet zamandır. Çünkü zaman; satın alınamaz, ödünç alınamaz, biriktirilemez ve en önemlisi geri getirilemez. Her saniyesi yalnızca bir kez yaşanır. Akıp gider ve ardında yalnızca onu nasıl kullandığımızın izlerini bırakır.

Günümüzde çoğu zaman maddi kayıplarımızı telafi etmeye çalışırken, sessizce elimizden kayan zamanı fark etmiyoruz. Oysa yanlış bir yatırımın telafisi olabilir, kaybedilen para yeniden kazanılabilir. Fakat boşa harcanmış bir gün, yanlış insanlara verilmiş yıllar ya da anlamsız uğraşlarla tüketilmiş ömür geri dönmez.

Bu nedenle zamanımızı neye ve kimlere harcadığımız büyük önem taşır. Hayatımıza değer katmayan ilişkiler, bizi tüketen tartışmalar, bizi geliştirmeyen alışkanlıklar ve amacımızdan uzaklaştıran uğraşlar, fark etmeden en kıymetli hazinemizi elimizden alır. Zamanın en büyük düşmanı çoğu zaman başkaları değil, onu bilinçsizce harcama alışkanlığımızdır.

Konu yalnızca bireysel değildir; toplumsal bir boyutu da vardır. Bir toplumun zamanı nasıl değerlendirdiği, o toplumun geleceğini belirler. Bilime, eğitime, sanata, doğaya ve insana ayrılan zaman; gelişmişliğin en önemli göstergelerinden biridir. Sürekli tüketen, öfkeye ve kutuplaşmaya zaman ayıran toplumlar ilerlemekte zorlanırken; üreten, düşünen, paylaşan ve öğrenmeye zaman ayıran toplumlar geleceği inşa eder.

Zamanı doğru değerlendirmek yalnızca daha çok çalışmak anlamına gelmez. Bazen bir çocuğu dikkatle dinlemek, yaşlı bir yakının elini tutmak, doğada yürüyüş yapmak, bir kitabın satırlarında yeni dünyalar keşfetmek ya da sessizce kendimizi dinlemek de zamanı en değerli şekilde kullanmaktır. Çünkü yaşamın anlamı, geçirilen sürenin uzunluğunda değil, o sürenin nasıl yaşandığında saklıdır.

Dünyaya, canlılara ve hayata bakış açımızı da bu bilinç şekillendirmelidir. Her günün sınırlı bir hediye olduğunu bilerek yaşamak; daha anlayışlı, daha üretken ve daha duyarlı bireyler olmamızı sağlar. Zamanını bilen insan, hayatın da kıymetini bilir.

Unutmamalıyız ki hepimizin görünmeyen bir hesabı vardır. Bu hesabın bakiyesi sonsuz değildir ve ne kadar kaldığını hiçbirimiz bilmiyoruz. İşte bu yüzden zamanı savurganca değil, özenle kullanmalıyız. Çünkü hayat, aslında bize verilen zamanın ta kendisidir. Onu korumak ise hem kendimize hem de geleceğe karşı en büyük sorumluluğumuzdur.

spot_img
Çimen AKGÜN
Çimen AKGÜNhttps://dionysosyayingroup.com/magaza/edebiyat/oku-dene-gor-yasa-cimen-akgun/
25 Aralık 1985 tarihli, İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. İlkokulu Anafartalar ilkokulunda tamamladım. Ardından orta üçe kadar Ödemiş İlköğretim ortaokulundaydım. Fakat orta sonu Kuşadası Çakabey ilköğretim okulunda tamamladım ve ardından sınavı kazanarak Kuşadası Derici Mustafa Gürbüz Anadolu Lisesini tamamladım. Lisansım ise Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü olup, ilk yüksek lisansım İstanbul Üniversitesi Adli Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık Öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adli Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. İlk olarak Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği Hayat Devam Ediyor adlı dizide yer aldım. Ardından Görevimiz Komedi adlı yarışma programında Rasim Öztekin’in takımında finalist olarak bulundum. Sonrasında Vatanım Sensin, Kalp Atışı ve TRT de mini dizi olarak yer alan ALİJA adlı dizilerde yer aldım. İlk reklam filmim Koroplast markası ile oldu. Ardından Pekfood markasının börek ürününün reklam yüzü oldum. Tiyatro anlamında Atölye Tiyatrosu, Tiyatro Arı, İstanbul Kumpanyası ve son olarak Kedi Sahne Sanatlarında oyuncu, reji asistanı, yönetmen yardımcısı olarak yer aldım. Kısa bir süre için de İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde atölye sonu oyunlarında yer aldım. Oyunculuk mesleğimin yanı sıra aynı zamanda da profesyonel dans eğitmenliği, yaşam koçluğu, motivasyon koçluğu, kişisel gelişim uzmanlığı ve yaratıcı drama eğitmenliği yapmaktayım. “Yazmak” küçük yaştan beri çok sevdiğim bir hobimdi. Zamanla profesyonelleşen bir hal alarak dergilerde, sosyal medyada ve dijital gazetelerde yazmaya başladım. Şiir, çocuk kitabı, şarkı sözü, makale, tiyatro oyunu gibi çeşitli ve farklı alanlarda yazmaya devam ettim. Girişimci Gazetesinde uzun süre makaleler yazdım. Yazmak; benim, hiç tanımadığım hayatlara ve insanlara dokunduğum en özel alanlardan biri oldu. Oyunculuk tutkum ile örtüşen en güzel alanım. Bu sebeple hayalim olan ilk kitabımı Oku Dene Gör Yaşa adı ile Haziran 2024’te Diyonysos Yayın Grubu ile birlikte çalışarak yayınlattım. Çok yönlü olmayı, araştırmayı seven biriyim. Gelişime açık olmak hayat yolculuğumun rotası. Her alanda iletişim kurmayı ve hayatlara dokunmayı seven biriyim. Eğitim hayatıma oyunculuk alanında doktora yaparak devam etmeyi planlamaktayım. Hala daha eğitimler almaya ve vermeye devam eden bir oyuncu, yazar ve eğitmenim.
İLİŞKİLİ HABERLER

Osman Keçeli

TEDİRGİN YAŞAMAK

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img
- Reklam -spot_img

Popüler

Osman Keçeli

İŞTE BÜTÜN MESELE BU!

TEDİRGİN YAŞAMAK

Bozuk Çeşme