
Toplum nezdinde büyük korkuya sebep olan, insan, hayvan ve doğaya en çok zarar veren afetlerin başında deprem gelmektedir.
Deprem; üzerinde yaşadığımız ve magma üzerinde yüzen kara parçalarının birbirine sürtünmesi, itelemesi veya birbiri altına girmesi neticesinde meydana gelen kırılmaların oluşturduğu titreşimlerdir.
Deprem meydana gelirken Yapısal ve Yapısal Olmayan hasarlar meydana getirir.
Yapısal Hasar Kaynaklı Zararlar; Deprem sarsıntısı nedeniyle yaşam alanlarımızın yıkılarak bize zarar vermesidir.
Yapısal Olmayan Hasar Kaynaklı Zararlar ise; Deprem sarsıntıları nedeniyle yaşam alanlarında kullandığımız yüksek çaplı eşyaların (Vitrin, gardırop, font manto, büyük çerçeveli resimler, avize vb) düşerek bize zarar vermesidir.
Deprem, Nerde? Ne Zaman? Nasıl olacağı bilinmeyen doğa kaynaklı bir afettir. Bu afete karşı direncimizi artırarak muhtemel zararları en aza indirmekten başka da çaremiz yoktur.
Aslında bu Dirençlilik; doğaya karşı baş edebilmek için alınması gereken önlemlerdir. Maalesef rakibimiz çok güçlü, zamansız ve hiç olmayacak yerde karşımıza çıkan bir afettir.
Peki depreme karşı nasıl Direncimizi artırabiliriz?

Depremden Önce;
- Öncelikle yaşam alanlarımızı depreme karşı dayanıklı yapmamız gerekiyor. Aslında büyük yıkımın önüne geçmekteki en büyük tedbir de bu.
- Satın aldığımız veya kiraladığımız evimizin depreme dayanıklı olup olmadığını öğrenmek için ilgili firma/kurumdan dayanıklılık testi yaptırmalıyız.
- İçinde barındığımız evimizin sağlamlığından emin değilsek, en kötü senaryoya göre evimizi depreme hazırlamamız gerekiyor.
Bunun için ilk önce;
- Ailemizle beraber bir masa etrafında toplanarak bizi evimizde tehdit eden tehlike veya kazaların neler olduğunu konuşup kayıt altına alarak bu zararlara karşı nasıl önlem almamız gerektiğini konuşmalıyız (Konumuz deprem olduğundan yazımızın devamına depremle devam edeceğim).
- Evimizde deprem sarsıntısından dolayı üzerimize devrilebilecek yüksek çaplı eşyaları kolon, kiriş veya yere sağlam bir şekilde monte etmeliyiz. Monte etmenin iki faydası vardır.
Birincisi; Sarsıntı esnasında üzerimize düşmeyeceğinden bize zarar vermez,
İkincisi ise; Binamız tamamen yıkıldığında sabitlenmiş eşyalar düşmeyeceğinden bu eşyaların yanında oluşacak büyük boşluklarda deprem anında korunabilirsek, muhtemelen zarar görmeden kurtulacağız.
- Deprem başladığında herkes bulunduğu yerde Çök-Kapan-Tutun Pozisyonunda (Binamız depreme dayanıklı ise) veya Cenin Pozisyonunda (Binanın sağlamlığından emin değil iseniz) korunma harekâtını yapabilmesi için; tüm aile bireyleri ile beraber uygulamalı tatbikatlarla depremden önce mutlaka öğrenilmelidir.
- Depremden önce; Hafif Arama Kurtarma, İlkyardım ve Başlangıç Yangınlarının Söndürülmesi ile ilgili sertifikalı eğitimlere katılın.
- Depremden sonra sağ kalırsanız ilk 72 saat için ailenizle beraber kullanmak üzere; çadır, uyku tulumu, battaniye, yiyecek, içecek, giyecek, değerli evrakların birer kopyası, çeşitli ve devamlı kullanılan ilaçların yedeğini ve Afet Çantası içerisinde ilkyardım seti, radyo, fener vb. malzemeleri hazırlayın ve evimizin dışında sağlam bir yerde muhafaza edin.
- Eviniz veya iş yerinizi depremden önce Dask ve geniş kapsamlı Konut Sigortası yaptırın.
- Deprem gerçeğini aklımızdan çıkarmadan, deprem anı ve sonrası içinde hazırlık yapmamız gerekiyor.
Burada bizlerin de deprem gelmeden önce bir kısım hazırlıklar yapmamız gerektiğinin altını çizmekte büyük yarar vardır. Yani her şeyi devletten beklememeli, afetlere uyumlu yaşayabilmek için bizimde görevlerimiz olduğunu bilmeliyiz.
Sonuç olarak; Deprem insanı öldürmez, bize esas zararı almadığımız tedbir ve uyumsuz yaşantımız zarar vermektedir.
Yukarda saymaya çalıştığımız bu önlemleri almadığınız takdirde; olası bir afet durumunda sonradan ne yaparsanız yapın derdinize çare olmayacaktır.
Hatta bu alınması gereken önlemleri bilip te yapmamak; depremde ki kayıplar nedeniyle onarılması güç travmalarla baş başa kalınmasına sebep olacaktır.
M.K. Atatürk; ‘’Afetler başa gelmeden önce önleyici tedbirleri almak gerekir, geldikten sonra dövünmenin bir faydası yoktur’’ diye bizi uyarmıştır.
Meydana gelecek depremlere karşı hazırlık yapmış olmanız dileğiyle.
Gelecek yazımız Deprem Anı ve Sonrasında Direncimizi nasıl artırırız? konusunda olsun.
