Yarın Deprem Olsa Ne Yaparsınız?

0
158

Yarın deprem olsa ne yaparsınız?
Bugün günlerden 1 Mayıs 2024 Çarşamba ve saat 09:30.
Bugün işçi bayramı olduğu için tatil ve bir çok çalışan için sabah erken kalkıp işe yetişme derdi yok.
Kendinizi sabah uyanmış hafiften kahvaltı hazırlama telaşında olduğunuzu hayal edin.
Bir taraftan çay yapmak için demlikleri ocağın üstüne koyarken, diğer taraftan kahvaltıda değişik ne yiyelim diye düşünüyorsunuz.
Eşinizle yüzünü yıkamış ve havluyla yüzünü kurularken koridorda karşılaşıyorsunuz.
İşte o anda şiddetli bir deprem oluyor, büyük bir hışırtı, titreşim ve ilk dalganın vurduğu şokla ani bağırış ve haykırış duyuyor ama istemeden de olsa dalganın ritmine ayak uyduruyorsunuz.
İlk dalgadan sonra sarsılan evde binanın sağa sola gıcırdayıp sallanarak yattığını hissediyor, eşinizle beraber bir o duvara bu duvara çarpıyorsunuz.
Akabinde binanın havaya doğru bir çok kez peş peşe zıpladığını hissediyor, ve düştüğünüz yerde kalıyorsunuz.
Kalburda un eler gibi binanın kendi etrafında döndüğünü ve evinizin artık ayakta kalmayarak yıkıldığını görüyorsunuz.
25-30 saniyelik bu cehennem size bir asır gibi geliyor.
Bir müddet sonra kendinizi ağlamaklı, sesinizin titrek, etrafınızın karanlık ve toz bulutu içerisinde olduğunuzu yani yıkılan evinizin enkazı altında kaldığınızı anlıyorsunuz.
İçgüdüsel olarak eşinize ve diğer aile bireylerine sesleniyorsunuz.
Ya da seslendiğinizi düşünüyorsunuz.
Birkaç acı seslenişten sonra eşinizin yanınızda olduğu halde ses vermediğini, çocuklardan da bir cevap gelmediğini hissediyorsunuz…….


Farkındaysanız üç beş satır uydurulmuş veya gerçeği aratmayacak senaryoyla nerdeyse dehşeti yaşadığınızı hissediyoruz.
Öncelikle bu senaryoyu gerçekten kendinizin yaşayacağını düşünerek eşiniz, çocuklarınız, akrabalarınız ve komşularınızla afeti yaşamadan önce nasıl bir münasebet içerisinde olmak istediğinizi düşünün?

Mesela; empati yaparak sevdiklerinizi kaybetmeden önce onlara neler söylemek istediğinizi geç olmadan söyleyin. Yani onları sevin, mümkün mertebe yaşamı ertelemeyin.
Bu örnekten de yola çıkarak bugün hayatta kalmak için nasıl bir yol yöntemle önlem almak isterdiniz? Birazda onu düşünelim.
Bu senaryo; afetin korkunç yüzünü görmeyenler için hayal gibi bir şey. Fakat bu dehşet anlarını yaşayanlar bunun çok gerçekçi olduğunu, hatta çok az dramatize edildiğini bile söyleye bilirler.
Öyleyse, afetin olabileceği gerçeği farkına varıp şimdiden kapasite artırımına gitmemiz bir mecburiyettir. Çünkü yarın çok geç olabilir.
Karar verici mercide görevliyseniz;
Yaşadığınız yerleşim yerlerinin Risk Analizini yaptırıp, muhtemel tehlikelerin bertaraf edilmesi için hemen bugün afetlere dirençli yaşam alanlarının inşası için harekete geçmelisiniz. Gerekirse yıllara yayılacak kısa, orta ve uzun vadeli, yalnız ulaşılabilir planları hemen yapmak veya yaptırmak zorundasınız.
Şayet vatandaş iseniz;
Karar mercilerinin afetlerle ilgili aldığı kararları desteklemek, takip etmek ve sahiplenmek zorundasınız.
Hatta kendi yaşam alanlarınızı alacağımız eğitimlerde öğrendiğiniz yol ve yöntemle afetlere hazırlamamız şart.


Tüm ülke olarak;

Afetler olmadan önce; Risk ve Zarar Azaltma, Eğitim, Tatbikat ve Planlama,
Afetler esnasında; Acil Müdahale,
Afetlerden sonra; Müdahaleye, Geçici Barınma, İaşe, İbate, Ulaşım, ve Kalıcı Barınma faaliyetlerini Afet Yönetişim gerçeğiyle hareket ederek geleceğimizi güven altına almak zorundayız.
Artık bedava ölümleri ne görmek ne de duymak istiyoruz.
Belki de sıra sizde/bizde.
Duamız; Afetlerin hiç yaşanmaması.
Gerçek; Kesinlikle bir çok afetle karşı karşıya kalacağımız.

Afetsiz günler dileğimizle, hoşçakalın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz