NARİN’İ UZAKLARDA ARAMAYIN

Yıllardır çocuklara yönelik şiddet ve istismar konularında emek veren bir pedagog olarak söylüyorum. Narin’i en yakınlardan başlayarak aramak en doğrusudur. Sosyal medya üzerinden dönen manipülatif paylaşımlar ve başı sonu belli olmayan arayış haritası hepimize zaman kaybettirir ve hata yaptırır.


Fail ya da failler için, kırsal bölgelerdeki kaçırma, şiddet ve istismar olayları, kentlere oranla daha “cazip” gelmektedir. Çünkü bu bölgelerde yaşanan olumsuzlukların üstü daha “kolay” örtülmektedir. Bunun başlıca sebepleriyse, ailelerin çoğunluğunun çevre tarafından damgalanma ve dışlanma korkusu ile başlarına gelen felaketi “kader” e bağlayıp, sineye çekme yatkınlığıdır.


Geçenlerde, kim tarafından yapıldığı belli olmayan bir araştırmaya denk geldim. Bu araştırmada şiddet, taciz ve tecavüz oranları ülkelere göre yazılmış ve sıralamada Türkiye Almanya’nın çok gerisinde bir yerlerdeydi. Yani bu çizelgeye göre, Almanya’da yaşanan bu tür olaylar Türkiye’ye göre çok daha fazlaymış!

Yalan.

Almanya’nın en ücra köşelerinde bile, çocukların ve gençlerin telefonla ulaşabileceği, kapısını çalabileceği, destek isteyebileceği bir danışma merkezi vardır ama bu durum ne yazık ki bizde öyle değil. Bugün herhangi bir kırsalda tehdit altında olan, cinsel istismara uğrayan, şiddet gören çocuk, kime gidebilir, nereden yardım alabilir? Üstüne üstlük bir de cahil kesimin “Aman kızımızın başına bir şey geldiğini kimse duymasın yoksa ayıplanırız ve kızımızın adı çıkar, kimse onu eş olarak almaz.” düşüncesi var.

Yıllar önce, sırf bir gençle konuştu diye kendi babası ve dedesi tarafından diri diri toprağa gömülen Medine Memi’ den tutun da, bütün mahallenin istismar için sıraya girdiği K.Y.’ye kadar birçok örnek, yazdığımın doğruluğunu destekliyor.

Narin’in ailesi cesur davranmıştır ve en doğrusunu yapıp, en kısa zamanda yetkililere başvurmuştur. Şimdi sosyal medyada dolaşan ve aile bireylerini hedef alan paylaşımlar konusunda da temkinli davranmayı öneriyorum. İşi uzmanlarına bırakıp, insanları hedef göstermekten vazgeçmeliyiz. Aslında “iyilik” miş gibi görünen şey, bize hedef de şaşırtabilir!
Ne yazık ki, bu tür olaylarda, fail ya da failler genellikle yakında çıkar. Çünkü çocuklar en çok tanıyıp bildiklerine güvenir ve peşinden gider ama bu konuyu aydınlatmak uzmanların işidir ve titizlikle yapılması gerekir.

Narin’in gittiği Kur’an kursu, geçtiği yollar, selam verdiği insanlar, beraber oynadığı çocuklar, konu komşu, esnaf, bütün mahalle, evler, bodrum katları, köşe bucak neresi ve kimse varsa, herkes ve her yer didik aranmalı ve sorgulanmalı. Türkiye’nin dört bir yanından destek getirilmeli ve gerekirse gece bile her aydınlatılıp ülkece Narin aranmalı ve bulunmalı.
Bir ülkede araba kaybolur, cüzdan kaybolur, cep telefonu kaybolur ama çocuk kaybolamaz, kaybolmamalı!

Umarım, düşündüklerimiz ve kaygılarımız doğru çıkar,
umarım hepimiz hayatımızın en büyük yanılgısını yaşarız, pişman olup yerin dibine gireriz. Yeter ki, Narin sağ salim ailesine kavuşsun, biz aklımıza kötü şeyler getirdiğimiz için kendimizi dövelim. Yeter ki…

Evet, eğer bir kaza gibi talihsiz durum yaşanmadıysa, Narin çok yakınlarda bir yerlerde.
Narin’e yardım etmek istiyorsak, altı doldurulmamış, suyu bulandıran paylaşımları sayfalarımıza taşımak yerine, her gün ve hatta her saat Narin’in bulunması için paylaşımlarda bulunalım ve zor da olsa, Narin’in hayatta olduğuna, bulunacağına ve ailesine kavuşacağına inanalım.

Kaybedecek neyimiz var, zincirlerimizden başka!….. Sevgiyle…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz