AFAD ve FEMA: Kesişim/Ayrışım Noktaları
Afetler, insanlığın karşılaştığı en büyük sınavlardan biridir. Depremler, seller, kasırgalar… Bunlar sadece doğanın hareketleri değil, aynı zamanda toplumların direncini, devletlerin hazırlığını ve kurumların kriz anındaki reflekslerini test eden olaylardır. Bu yazıda, afet yönetiminde kritik rol oynayan iki önemli kurumu inceleyeceğiz: Türkiye’nin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA).
AFAD ve FEMA: Farklı Yapılar, Ortak Misyon
FEMA, 1979 yılında ABD’de kuruldu ve 11 Eylül saldırılarının ardından İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlanarak daha geniş bir koordinasyon ağına entegre oldu. Yetkilerini Robert T. Stafford Afet Yardım Yasası’ndan alır ve eyaletler, yerel yönetimler ve özel sektörle işbirliği yaparak afetlere müdahale eder.
Türkiye’de ise 1999 Marmara Depremi sonrasında yaşanan büyük koordinasyon eksiklikleri, afet yönetiminde köklü değişiklikleri zorunlu kıldı. 2009 yılında kurulan AFAD, merkeziyetçi bir yapıyı benimseyerek Türkiye’nin afet yönetim sistemini tek çatı altında topladı. AFAD, İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak tüm Türkiye genelinde doğrudan organize olabilir.
İki kurumun çalışma biçiminde belirgin bir fark vardır. FEMA, ABD’nin eyaletler ve yerel yönetimler gibi özerk yapısını esas alır ve çoğunlukla yerel yönetimlerin talebi üzerine devreye girer. AFAD ise Türkiye’de merkeziyetçi bir sistemle, doğrudan müdahale yetkisine sahip bir yapıdadır.
Hazırlık, Müdahale ve İyileştirme Süreçlerinde Yaklaşımlar
Afet yönetimi üç aşamadan oluşur: hazırlık, müdahale ve iyileştirme.
Hazırlık Süreci: FEMA, toplulukların dirençliliğini artırmak için risk azaltma projeleri, sigorta programları ve eğitimler gibi konularda çalışır. AFAD ise “Bütünleşik Afet Yönetimi” modeliyle risk analizleri, tehlike haritaları, eğitim, tatbikatlar üzerine yoğunlaşır. AFAD, son yıllarda afet eğitimleri ve toplum bilinci oluşturma konusunda önemli adımlar atmıştır.
Müdahale Süreci: FEMA, kriz anlarında Ulusal Olay Yönetim Sistemi (NIMS) çerçevesinde hareket eder ve yerel yönetimlerle koordinasyonu sağlar. Ancak bürokratik engeller ve farklı yönetim kademelerinin devreye girmesi, bazen müdahalede gecikmelere yol açabilmektedir. AFAD ise Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında merkezde ve yereldeki tüm kurum kuruluşları koordine etme yetkisine sahip olduğu gibi doğrudan operasyonel yetkiye de sahiptir. Bununla beraber illerdeki taşra teşkilatı AFAD İl Müdürlükleri eliylede afet bölgesine daha hızlı intikal ve müdahalede bulunma kabiliyetine sahiptir. 6 Şubat 2023 depremlerinde, AFAD’ın ilk saatlerde sahada olması, ulusal afet yönetim sisteminin hızlı müdahale kapasitesini gösterdi. Ancak depremin büyüklüğü karşısında eksiklikler ve koordinasyon sorunları da yaşanmıştır.
İyileştirme Süreci: FEMA, afet sonrası uzun vadeli destek planlarını devreye sokar ve yerel yönetimlere mali yardım sağlar. AFAD ise barınma, altyapı onarımı ve kalıcı konut projeleriyle doğrudan sahada yer alır. Türkiye’de afet sonrası süreç çoğunlukla merkezi hükümet tarafından yürütülürken, ABD’de yerel yönetimler daha aktif bir rol oynar.
Uluslararası İşbirlikleri ve Küresel Etkiler
Her iki kurum da uluslararası işbirliklerine açıktır. AFAD, başta Türk dünyası ve İslam coğrafyası olmak üzere pek çok ülkede insani yardım ve afet müdahale operasyonları yürütmektedir. FEMA ise özellikle Amerika kıtası ve NATO gibi uluslararası ittifaklar çerçevesinde deneyim paylaşımında bulunmaktadır.
Son yıllarda AFAD’ın küresel arenada daha görünür hale gelmesi dikkat çekicidir. Türkiye, sadece kendi sınırları içinde değil, dünya genelinde afet ve acil durumlarda aktif rol oynayan bir ülke haline gelmiştir. Depremlerden sel felaketlerine kadar birçok noktada AFAD ekipleri sahadadır. Bu durum, Türkiye’nin kriz yönetimi ve insani yardım konularında küresel bir aktör olma yolundaki stratejisini de yansıtmaktadır.
Hangi Model Daha Etkili?
FEMA ve AFAD arasında yapısal farklar olsa da, temel misyonları aynıdır: Afetlere karşı hazırlıklı olmak, müdahale etmek ve toplumları tekrar ayağa kaldırmak.
FEMA, yerel yönetimleri merkeze alarak uzun vadeli planlamalar yapar. Ancak, bu yapı bazen hızlı karar alma ve ani müdahalelerde gecikmelere neden olabilir. AFAD ise Türkiye’nin üniter devlet yapısına uygun olarak merkeziyetçi bir yaklaşım sergiler ve afet bölgesine hızlıca müdahale edebilir. Türkiye gibi afet riski yüksek bir ülkede, merkeziyetçi modelin avantaj sağladığı söylenebilir. Ancak yerel yönetimlerin ve sivil toplumun daha fazla entegrasyonu, AFAD’ın kapasitesini daha da artırabilir.
FEMA ve AFAD’ın Güçlü Yönlerinin Birleşimi
FEMA ve AFAD, farklı yönetim sistemlerine sahip olsalar da, afetlere karşı hazırlıklı olmak, müdahale etmek ve iyileştirme süreçlerinde önemli avantajlar sunmaktadır. FEMA’nın yerel yönetimleri ön planda tutan yaklaşımı ve AFAD’ın merkeziyetçi yapısı, hızlı müdahaleyi sağlayan farklı bakış açıları sunmaktadır. Bu iki modelin güçlü yönlerinin birleşmesiyle, her iki tarafın aldığı önlemler ve müdahalelerden en verimli şekilde yararlanılabilir. En iyi çözümler, farklı bakış açıları ve yöntemlerin birleşmesinden doğar.
Afetsiz günler diliyorum.


Güzel bir küresel bakış yakalamışsınız.
İki ülkeninde Afet Yönetiminin birleşiminin yanında, en önemlisi de parasal güç varsa afeti yönetmek ve afet bölgesini ayağa kaldırmak daha kolay olacaktır.
Sanırım afet bölgesine mali harcamalar yönünden ülkemizin daha cömert olduğunu da söyleyebiliriz.
AFAD’ın ilk saatlerde sahada olmasından ve hızlı müdahale kapasitesinden bahsetmişsiniz ama il afet ve acil durum müdürlüklerinin müdahale kapasitesi ortalama 8-10 kişiden oluşmakta, hatta bir çok arama ve kurtarma birliğinin personel sayısı bile 30-40 kişiyi geçmemekte. Ayrıca yerek yönetimlerin daha fazla entegrasyonu olmalı demişsiniz; şunu çok net söyleyebilirim ki TAMP’tan yerel yönetimleri çıkarırsanız geriye sadece Türkiye Afet Planı yani TAP kalır. 2000 tane arama kurtarma personeli ile sahada güçlüyüz imajı vereceğinize yetersizlikleri daha çok belirtin ki AFAD daha da güçlendirilsin. 50-60 bin kişilik itfaiye teşkilatları ve STK’lar olmazsa AFAD sadece plan yapabilir. Planların da ne kadar çalıştığını 6 şubatta hep beraber gördük.
Sakın yanlış anlamayın bu eleştirilerim AFAD’ın eğitim konusunda iyi olduğu kadar özellikle risk azaltma başta olmak üzere müdahalede de daha güçlü olmasını istememden dolayıdır. Saygılarımla.