KADIN VE BAKIM

KADIN VE BAKIM

Eskiden elini yüzünü sabah yıkamak yeterdi. Belki bir krem sürülürdü ellere ve yüzlere. Şimdilerde bakıyorum, yüzümüzü adeta işlem oyuncağına döndürmüşüz. Neler var neler… Göz altı kremi, göz üstü kremi, gece yüz kremi, gündüz yüz kremi, temizleme tonikleri veya sütleri daha neler neler saymakla bitmez. Bu saydıklarım sadece belli başlı bilineneler. Tabi vücut bakım ürünlerini saymıyorum bile…

Yaşamımızın beklideki tüm stresini yüz ve vücut bakımıyla atıyoruz adeta. Tabi bazan da botoks, gerdirme, yağ aldırma, kaş yaptırma vs’si çok olan daha nice nice işlem yaptırıyoruz. Bakımlı olmak, temiz olmak çok güzel bir şey ama yaşamımızı adeta felce uğratan bu kozmetik merakı bize bakımdan çok zarar veriyor gibi geliyor. Kapitalist sistemin bize dayattığı ve kozmetikçilerin bunu kullanarak bize yaptığı bu acımasızlığın hiç mi farkında değiliz.

Yani bizler bu sistemin içinden çıkıp kendimize gelmeliyiz. Evet, su ve sabuna ve beklideki kremlere ihtiyacımız var ama daha fazlası… Olması gerekenden fazlasını kullanıyoruz. Sanmayın ki bunu ihtiyaçtan yapıyoruz. İçinde bulunduğumuz ruhsal boşluktan ve sistemin dayatmalarından bu çaba.

Minimal yaşam rutini oluştursak, bu bakım çılgınlığı israfından kurtulup kendimize gelsek, belki de kendimize gelecek ve sorunlarımızla yüzleşip daha sağlıklı bir çözüm bulabileceğiz. Bugün stresliyim hadi kuaföre, ertesi gün stresliyim hadi yüz gerdirmeye daha öteki günler stresliyim hadi gidip bir vücut bakımı yaptıralım. Daha neler neler… Yani bu mudur yaşama anlam katmak. Hem maddi hem manevi bizden götürüsü olan bir yaşam tarzı sürdürmek.

Kendimize bakalım ama önce kendimize gelelim. Çok basit çözümleri olan sorunlarımıza kompleks bir şekilde yaklaşmayalım. Mesela cilde iyi gelen şeyler; bol su içmek, masaj yapmak, açık alanda yürüyüş yapmak… belkide toniklemek ama nasıl doğal otlardan yaptığımız çaylarla yüzümüzü vücudumuzu temizlemek. Neden milyonlar harcayıp arkasını göremeyeceğimiz işlemler yaptırıyoruz yüzümüze ve vücudumuza?

Ben sizin yerinizde olsam beni dinlerdim. Yaşamımı bir gözden geçirip minimal yaşama dönerdim. Her yönden kafam rahat oh mis, gel keyfim gel. Kendime doğal tonikler bakım kürleri hazırlar, kozmetiğin bana sunduğu içeriğinde kimyasallar olan ürünleri çöpe atardım. Bakın nasıl rahat edip mutlu olacaksınız.

Peki sen nasıl yapıyorsun diyorsan? Ben, nasıl mı? Çok basit; su, sabun, azcık krem o kadar. Yani ne zamanımı yoruyorum ne yaşamımı ne de vücudumu. Zamanım bana kalıyor. İstediğim kadar kitap okuyabiliyorum veya resim yapabiliyorum. Ya da aileme veya arkadaşlarıma zaman ayırabiliyorum. Beni bunalıma sokabilecek bakım temposundan uzak durdukça hayatımın tadını çıkartıyorum. Size de tavsiyemdir. Yaşamımız ve zamanımız kıymetli. Boş şeylerle israf etmemek bizim için önemli olmalı. Sevgiyle kalın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz