AFETLERDE ARAMA KURTARMA OPERASYONLARINDA GÖRÜNTÜ İŞLEME DESTEKLİ YAPAY ZEKA (II)

AFETLERDE ARAMA KURTARMA OPERASYONLARINDA

GÖRÜNTÜ İŞLEME DESTEKLİ YAPAY ZEKA

(II)

Bir önceki yazımızda afetlerde arama kurtarma operasyonlarında yapay zeka kullanımıyla ilgili bir giriş yapmıştık. Bugün bu konuya kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Yapay Zeka Nedir?

Yapay zeka (artificial intelligence), bir bilim dalıdır. Bilgisayar bilimidir. Akıllı dediğimiz ve kendi ürettiğimiz makinelerin ve çeşitli uygulamaların yardımıyla hedeflenen görevlerin icra edilmesini sağlayan bir yazılımdır. Öyle ki bu yazılım insan düzeyinde zekaya sahip bir makine olarak tanımlanabilir.

İngilizcede Artificial intelligence (AI) olarak anılan yapay zeka bilgisayarlara insan zekasına ihtiyaç duyulan işleri kolayca yaptırma teknolojisine verilen ad olarak da bilinmektedir.

Yapay Zeka girdiye ihtiyaç duymadan bağlantı kurup, kendi sonuçlarını çıkartabilen, sorun çözen, veri işleyen ve belki de en önemlisi belirli görevleri yerine getirebilecek şekilde eğitilebilecek bir sistemin adıdır.

Çoğu insanın yapay zeka terimini duyduğunda aklına, insan benzeri robotlar gelmektedir. Ancak yapay zeka insanların yerini almak üzere tasarlanmış değildir. Aksine yeteneklerimizi geliştirmek, hayatımıza katkı ve kolaylık sağlamak üzere tasarlanmıştır. (www.webtekno.com)

Yapay olmayan zeka…

Yapay Zekanın tanımını yaptık. Bir şeyin yapayı var ise ilham olan orjinalinin de olması gerekiyor değil mi? Yapay olmayan zeka ve bu zekanın sahibi olan insanı bilip, tanımadan bu konuyu tam olarak kavrayamayız sanırım. Aslında dinamik bir oluşum içerisindeki insanı tanımlamak kolay değildir. Yeterli bir tanımı da hiçbir zaman olmayacaktır. Çok çeşitli cevapları olan insan nedir sorusuna ünlü filozoflardan Konfüçyüs “insan, öğrenen hayvandır” diye karşılık verirken, Thales “araştıran”, Sokrates, “sorgulayan”, Sofistler “kazanan”, Platon “toplumsal”, Aristo “düşünen hayvandır” der. Gazali için “İnsan, tutarsız bir hayvandır”, Descartes olaya başka bir pencereden bakar ve “insan, konuşan hayvandır” der. İnsanla alakalı belki de en çarpıcı tanımı Nietzsche söyler ve der ki “insan, düpedüz hayvandır!”

Düşünürlerce insanın tanımlanmasında kullanılan hayvan sözcüğünün kökeni Arapçadır ve ‘canlı’ anlamına gelir. Sözlükte hayvan sözcüğünü ‘duyumsama ve devinme yeteneği olan canlı varlık’ olarak okuyabilirsiniz.

Öyleyse insan denilen bu canlı varlığı diğer canlılardan ayıran en büyük özelliğin bilinç olduğunu söyleyebilir miyiz? Ancak işin içine duyguları da katmak gerekiyor sanırım. Zira insan denilen canlıda duygudan eksik bilinç, su katılmış aşa benzer, tadı, tuzu olmaz. Yapay Zeka (YZ) cevap verir ama insan, cevap değil anlam arar. Çünkü duygular veriden güçlüdür.

 Şimdi, insanın bilincini oluşturan Zeka’nın ne olduğuna bakalım ve yapayını yapalım.

Zeka, kişinin düşünmesi, problem çözmesi, akıl yürüterek öğrenmesi ve anlaması ile bulunduğu zamana/mekana uyum sağlama kapasitesidir. Ruh biliminde anlak olarakta ifade edilir.  (Kaynak:drmustafaarslan.com.tr)

Zeka türleri:

Sayısal (Matematiksel-Mantıksal) Zeka: Matematiksel hesaplamalar yapabilme, analitik düşünebilme. (Kaynak:sinav.com.tr)

Sözel (Dilsel) Zeka: Kelimeleri, heceleri ve cümleleri anlamlı bir şekilde bir araya getirerek iletişim kurma yeteneği. (Kaynak:sinav.com.tr)

Sosyal Zeka: Başkalarının duygularını ve niyetlerini anlama ve empati kurma yeteneği. (Kaynak:drmustafaarslan.com.tr)

Görsel Zeka: Mekânı görsel olarak algılama ve işleme yeteneği. (Kaynak:drmustafaarslan.com.tr)

Bedensel (Kinestetik) Zeka: Fiziksel hareketlerle düşünme ve beceriler geliştirme yeteneği. (Kaynak: drmustafaarslan.com.tr)

Bu durumda akla gelen şu soruları buraya bırakıp yolumuza devam edelim.

İnsan zekasıyla veya orjinal zekamızla ilham verdiğimiz yapay zeka arasında fark varmıdır? Varsa bu fark nedir?

Yapay Zekanın amacı nedir ve nasıl çalışır?

Yapay zeka teknolojisinin amacı, insan benzeri düşünerek, karmaşık problemleri çözme modellemeleri oluşturmaktır. Bu sistem büyük bir hızla veri kütlelerini akıllı işleme algoritmalarıyla makine öğrenimi ve derin öğrenme gibi araçlarla birleştirmektedir.

Makine Öğrenimi (ML) Nedir?

Makine öğrenimi (machine learning), bilgisayar programının programlanmayıp otomatik olarak yeni bilgi öğrenmesi sistemine deniyor. Öğrendiği yeni bilgilere adapte olabilen bu sistem algoritmaları, bir bilgisayarın geçmiş veri setlerindeki desenleri tanımlayabiliyor. Böylece herhangi bir talimat almadan tahminlerde bulunabiliyor ve öneriler sunabiliyor. Öyle ki, eğitim süreçleri, geçmiş deneyimler veya hatalardan öğrenmenin yanı sıra yeni veri setlerindeki kalıpları zaman içinde tespit ederek de gelişim gösterebiliyor.

Derin Öğrenme (DL) Nedir?

Derin öğrenme (deep learning), İnsan beyninin işleyişinden ilham alan derin öğrenme, makine öğreniminin alt alanıdır. Özel tasarlamış sinir ağları adı verilen yazılım üzerinde faaliyet gösterir. Karmaşık sorunları çözmesinin yanında metin, video, resim gibi verileri kullanarak öğrenebilmektedir.

Yapay Zeka Türleri Nelerdir? Yukarıda verdiğimiz kısa bilgiler yapay zekanın tam olarak anlaşılmasına yetmeyebilir. Bu teknolojiyi iyi anlayabilemek adına şimdi de yapay zeka türlerine odaklanalım.

Reaktif Makineler

Geçmiş ve gelecek kavramlarıyla ilişkileri bulunmayan, verilen girdiye göre çıktı üretmek için programlanmış, eylemleri öğrenme yeteneği olmayan en basit yapay zeka türüdür.  

Sınırlı Hafıza

Günümüzdeki en yaygın kullanılan yapay zeka türüdür. Hafızası sınırlı olup geçmiş deneyimlere dayanarak öğreniyor ve bu eylemleri ya da verileri gözlemleyerek deneyimlere dayalı bilgiler oluşturuyor. Örneğin tahminlerde bulunma ve karmaşık sınıflandırma görevlerini yerine getirebiliyor.

Zihin Teorisi

Bu teknolojiye ulaşmak bazı zorlukları bünyesinde barındırıyor. Duyguları anlamayı, hatırlamayı ve etkilişime girdikçe davranışlarını bu duygulara göre ayarlayabilme yetisine sahip olma hedefi taşıyor.

Öz Farkındalık

Kendisinin farkında olan türdür. İnsanlara benzer bir bilinç ve zeka seviyesine sahip olmaları beklenen teknolojidir. Kendi duygularının yanında çevresinde bulunanların duygularını da algılayabildiğinden arzuları, ihtiyaçları ve duygusal tepkileri olabileceği ön görülmektedir. Bu modelin diğer türlerden en büyük farkının, çıkarım yapabilme yetisine sahip olacağı beklenmektedir.

Bir sonraki yazımızda kaldığımız yerden devam etmek dileğiyle…

Önceki İçerikSakarya’da Genç Motosikletli Kaza Kurbanı Oldu
Sonraki İçerikATO, TESK veTÜRMOB başkanlarından “23 Nisan” mesajı
Hüseyin KANZA - ORTAK PAYDAMIZ AFETLER
HÜSEYİN KANZA1970 K. Maraş / Afşin doğumludur. Gaziantep Teknik Lise Elektrik Bölümü, Bursa Polis Okulu Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi, Anadolu Üniversitesi Felsefe Bölümü, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Afet Risk Yönetimi Yüksek Lisans mezunu Halen Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümünde öğrenimine devam etmektedir. Vatani görevini yedek subay (Komando Asteğmen) olarak Siirt-Pervari’de tamamladı. 1993 -2005 yılları arasında Bursa, Bitlis, Malatya ve Konya İl Emniyet Müdürlüklerinde Polis Memuru olarak görev yaptı. İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Görevde Yükselme Sınavını kazandı ve 2005 yılında Hatay Emniyet Müdürlüğüne Sivil Savunma Uzmanı olarak atandı. Hatay Defterdarlığı, Muğla Milli Eğitim Müdürlüğü, Bursa Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü, Bursa AFAD ve Bursa İl Özel İdaresinde Sivil Savunma Uzmanı ve Şube Müdürlüğü ile Nizip Çadırkent Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremlerinde Adana, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay illerinde 6 ay görev almıştır. 2020 yılında "Ortak Paydamız Afetler", 2025 yılında "Türkiye'de Afet Yönetim Sistemi Sorunları" isimli kitapları yayımlanmıştır. Bursa ve Kahramanmaraş’ta yayımlanan gazete ve dergilerde, afet ve acil durumlarla ilgili köşe yazarlığı yapmakta olup evli iki çocuk babasıdır. Halen Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görevine devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz