Afetlerde Kültürel Mirası Korumak ve Kurtarmak
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, yalnızca büyük can ve mal kayıplarına yol açmakla kalmamış, aynı zamanda bölgenin derin köklere sahip kültürel mirasını da ciddi şekilde tahrip etmiştir. Yüzyıllardır varlığını sürdüren camiler, türbeler, kiliseler, hanlar ve diğer tarihi yapılar, bu felaketten büyük ölçüde etkilenmiştir. Bu durum, afetlerde yalnızca can ve mal güvenliğinin değil, toplumsal hafızamızı oluşturan kültürel varlıkların da korunmasının gerekliliğini bir kez daha vurgulamaktadır.
Bu bağlamda, kurtarma çalışmalarına yönelik olarak kültürel mirasın korunması amacıyla alanında uzman ekiplerin devreye girmesi büyük bir önem taşımaktadır.
Türkiye, kültürel mirasın korunmasına yönelik çeşitli uluslararası sözleşmelere taraftır. 1983 yılında taraf olunan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi”, 2006 yılında kabul edilen “Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi” bu alandaki temel belgeler arasında yer almaktadır.
Ayrıca Türkiye, 2015 yılında kabul edilen “Sendai Afet Risklerinin Azaltılması Çerçevesi” ni benimseyerek, afet risklerinin azaltılmasında kültürel mirasın korunmasına da vurgu yapmıştır.
Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) bünyesinde kurulan Afet Risklerine Hazırlık Bilimsel Komitesi (ICORP) de kültürel varlıkların afetlere karşı korunmasına yönelik önemli bir uzmanlık ağı sunmaktadır. Türkiye bu yapının aktif üyeleri arasındadır.
Türkiye’nin bu alandaki en güncel uluslararası ortaklığı ise Avrupa Birliği Sivil Koruma Mekanizması tarafından desteklenen “Afetlerde Kültürel Mirasın Korunması – Proculther-Net 2” Projesi’dir. Bu proje, afet ve acil durumlarda kültürel mirasın korunmasına yönelik hazırlık, müdahale ve kapasite geliştirme çalışmalarını çok taraflı, çok aktörlü bir çerçevede yürütmeyi amaçlamaktadır. Proje kapsamında Türkiye’de yürütülen faaliyetlerin koordinasyonu, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından sağlanmakta, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iş birliği içinde uygulanmaktadır.

15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Bursa’da düzenlenen “6 Şubat Depremlerinin Kültürel Miras Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi Çalıştayı”, bu çabaların somut çıktılarından biri olmuştur. AFAD Başkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleştirilen çalıştay da; üniversiteler, yerel yönetimler, müze müdürlükleri, koruma kurulları ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek, yaşanan afetin kültürel mirasa etkilerini değerlendirmiş ve alınabilecek önlemleri tartışmıştır.
Çalıştayın ikinci günü kapsamında, Bursa’da meydana gelebilecek olası bir depreme yönelik olarak, tarihi Dünya Mirası Alanı içerisinde yer alan 1. Hüdavendigar Külliyesi’nde saha tatbikatı gerçekleştirilmiştir.
Tatbikatta, arama-kurtarma ekipleri ile kültürel miras uzmanları eş zamanlı ve koordineli şekilde görev almıştır. Yapısal hasar meydana geldiği varsayılan alanda, hem yaralı tahliyesi hem de taşınabilir kültür varlıklarının güvenli şekilde kurtarılması senaryoya uygun olarak başarıyla icra edilmiştir.
Tatbikat kapsamında, Proculther-Net Projesi çerçevesinde geliştirilen Standart Operasyon Prosedürleri (SOP), ilk kez saha uygulamasında test edilerek uygulanabilirliği değerlendirilmiştir.
Bu gelişmeler, kültürel mirasın korunmasının artık yalnızca restoratörlerin ve tarihçilerin değil, afet yönetimi profesyonellerinin de sorumluluk alanına girdiğini göstermektedir. Merkezî ve yerel düzeyde oluşturulacak bu tür eşgüdümlü yapılar, gelecekte yaşanabilecek afetlerde hem can kayıplarını hem de kültürel yitimleri en aza indirecektir.
Tarihi korumak, yalnızca geçmişe değil, geleceğe de sahip çıkmaktır. Bu bilinçle hareket ettiğimiz sürece, kaybettiklerimiz kadar koruyabildiklerimizle de bir milletin hafızasını yaşatabiliriz.

