Yapay zeka destekli uygulamayla nörogelişimsel bozuklukların erken tanısı sağlanıyor

0
73

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Gelişimsel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Akademik Danışmanı Öğr. Gör. Dr. Sema Gül’ün geliştirdiği yapay zeka destekli uygulama, yenidoğan bebeklerin hareketlerini analiz ederek nörolojik bozuklukların erken teşhisini sağlıyor.

Dr. Gül, “Riskli bebek hareket algılayıcı” projesinin 5 sene önce TÜBİTAK’ın Girişimcilik Destek Programı’ndan (BiGG) yararlanmaya hak kazanmasıyla birlikte Samsun Teknopark ve OMÜ Teknoloji Transfer Ofisi girişimcilik eğitimleriyle birlikte ADAPHA Yapay Zeka AR-GE ve Yazılım AŞ’yi kurdu.

Gül, mühendisleriyle yürüttüğü çalışmalarla erken doğan bebeklerde görülebilen nörogelişimsel bozuklukların erken teşhisi ve yaşam kalitelerini artırmak için “BabySensAI” adında yapay zeka modeli geliştirdi.

Geliştirilen model ile TEKNOFEST kapsamında düzenlenen İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’nda (ISIF 21) altın madalyanın yanı sıra çeşitli ulusal ve uluslararası kongrelerde bildiri birincilikleri alındı.

“Dünyada 8 milyon bebek riskli bebek grubuna giriyor”

Dr. Sema Gül, AA muhabirine, 16 yıldır kliniklerde riskli bebeklerde nörogelişimsel takip ve tedavi uygulamaları üzerine çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

KOSGEB ve TÜBİTAK destekleriyle beraber üniversitenin kendilerine çok destek sağladığını anlatan Gül, şöyle devam etti:

“Şu anda yüzde 94 başarı oranına ulaşmış olan bir yapay zeka modelimiz var. Bu modelimizin adı BabySensAI. Bebeklerimizi yapay zeka ile gözlemleme ile ilgili bir model. Babysensai.com web sitesinden videolarını yükleyip bebeklerle ilgili aileler analizlerini yaptırıp bir raporlamayla birlikte aile hekimlerine, çocuk doktorlarına, çocuk nörologlarına, çocuk fizyoterapistlerine, ergoterapistlerine gidebilirler. Bu sayede bir an önce tanılamayla ilgili ve sağlıklıysa da sağlıklı olduğundan ötürü gereksiz MR’ların, tetkiklerin çekilmediği süreçlerle ilgili bir yol almış oluyorlar. Biz burada hem ailenin evinden, konfor alanından çıkmadan analiz edilebildiği bir sistem geliştirmek istedik bebeği için hem de erken tanımlanacak bir süreç varsa serebral palsi gibi, gelişim geriliği gibi rahatsızlıklara gidiyorsa, en erken dönemde tanıyı alıp, en erken dönemde müdahaleye kavuşup, bebeklerin neredeyse yüzde 40 oranında engellilik oranının azaldığı bir sürece girmelerini istiyoruz.”

Uygulama üzerinden şu ana kadar 160 bebeği analiz ettiklerini belirten Gül, “34 bebekte bir anormallik olduğunu gördük, bunu biz tipik ve atipik olarak ayırıyoruz. Atipik bebek olunca bir an önce terapiye başlaması gerektiğini gördük ve terapiye başlayan ağır düzeyde seyretse bile fiziksel anlamda, bilişsel anlamda çok güzel seviyelere ulaşan bebeklerimiz oldu. Aynı zamanda erken dönemde taramayla birlikte sağlıklı olduğu için hiçbir şekilde tetkiklere girmeden hayatına devam eden, bizim takibimizde iki yaşa kadar olan bebeklerimiz oldu.” ifadelerini kullandı.

Erken tanı 2 yıldan 5 aya kadar düşürüldü

Erken tanının dünya genelinde 2 yaşa kadar süren bir süreç olduğunu, bunu 5 aya indirdiklerini anlatan Gül, ailelerin bebeklerinin videolarını evlerinden rahat bir şekilde iletip bebeklerinin durumlarını bu şekilde öğrendiklerini belirterek, “Bu da hem maddi yönden hem manevi yönden bir kazanç sağlatmış oluyor. Aynı zamanda kişinin aslında topluma kazandırılması için de çok önemli bir sosyal proje. Çünkü biz burada erken tanıyla, erken terapiyle, erken müdahaleyle engellilik oranında azalma ve yaşam kalitesinde artışı sağlamış oluyoruz. Bireyi hayata kazandırma, özellikle toplumda iş yapabilir, kendisine bakabilir bir pozisyona gelebilmesi için de gerekenleri en erken dönemde yapabilmiş oluyoruz.” bilgisini paylaştı.

Aileler uygulamadan memnun

Uygulamayı kullanan ebeveynlerden Murat Ersavaş, 30 haftalık doğan bebekleri için uygulamayı kullandıklarını belirterek, “Evden videoları çekip kendisine gönderdik. Merkeze gelmemize de pek fazla gerek kalmadı. O şekilde erken tanıyı koyarak bütün hareketlerini doğru zamanda, doğru şekilde yapmasını sağladık. Erken tanıyla birlikte oturmasında, ayakta durmasında, cisim takibinde her şeyinde oldukça etkili bir sonuç aldık.” diye konuştu.

Anne Özlem Ersavaş ise uygulamanın dışında Gül’ün kendilerine yeme, konuşma, dil terapisine kadar destek verdiğini aktararak, “Bu uygulama hem bizler için çok faydalı hem de ileriki dönemlerde de bizim bebeklerimiz gibi bebekleri olan aileler için çok yüksek fayda sağlayacak bir uygulama. Herkese tavsiye ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Hakan Yön de bebeğinin 28 haftalık doğduğunu ve kuvözde 64 gün kaldığı sürede eşiyle dua edip doktorlara güvenerek bu süreci geçirdiklerini belirtti.

“O günden bugüne Güneş’in neler yapacağını, hareketlerinin nasıl gelişeceğini, durumunun nasıl olacağını, bir ay sonra ne yapabileceğini, üç aylıkken, beş aylıkken, on aylıkken neler yapabileceğini bize anlattı. Biz önden onu destekleyerek Güneş’i 1,5 yaşına getirdik ve hocamızın emeği çok büyük onun üzerinde. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.”

Kaynak: AA / Erkut Kargın – Güncel

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz