AİŞE HÜMEYRA AKGÜN – Ödüllü ilk uzun metrajlı filmi “Ayşe”nin Türkiye‘de vizyona girişi United International Pictures (UIP) tarafından engellenen senarist ve yönetmen Necmi Sancak, “Global Sumud Filosu’na katılacağımı söyledim. Tamamen aktivist ve barışçıl bir eylem olduğunu anlattım ve kendileri şaşırdı. ‘Destekliyoruz ama biz ABD’li bir şirketiz. O yüzden merkeze sormamız gerekiyor.’ dediler. İki gün sonra katıldığım küresel aktivist eylemden dolayı şirket politikası olarak filmin gösterimini askıya aldıklarını hem telefonda hem de maille belirttiler. Hala bu durumun şokunu yaşıyorum.” dedi.
Çeşitli festivallerde birçok ödüle değer görülen “Ayşe” filmine imza atan Sancak, AA muhabirine, Gazze’de yaşanan soykırıma kayıtsız kalamadığını belirterek, “Dünyanın birçok yerinde şu anda soykırıma yakın olaylar yaşanıyor. Kongo, Sudan, Yemen… Ama Gazze, Filistin’de yaklaşık 77 yıldır gözümüzün önünde yavaş yavaş işlenen bir soykırım var. Son 18 aydır bu soykırım umursamaz bir şekilde 4K görüntülerle izlediğimiz bir hale geldi. Bu hal beni çok mutsuz ediyordu.” ifadelerini kullandı.
Duyurusu yapıldıktan hemen sonra Global Sumud Filosu’na katılmak üzere başvuru yaptığını dile getiren Sancak, şöyle devam etti:
“Bireysel başvurduğum için hemen kabul etmezler diye Almanya’dan birilerine ulaşmaya çalıştım. Türkiye‘den de Ersin Çelik’e ulaştım. Israr ederek filoya kendimi akredite ettim. Filoya katılmak için 2 hafta eğitim aldık ama maalesef bazı eksiklikler oldu. İsrail’in yaptığı müdahaleler sonucu bazı tekneler hasar gördü, arızalandı. Biz de maalesef o yolculuğa çıkamadık ve İstanbul’a geri döndük. Şu anda Türkiye‘de bu iyilik hareketini duyurmak için elimizden geleni yapıyoruz.”
Necmi Sancak, UIP ile yaptıkları anlaşma sonucu 3 Ekim’de “Ayşe” filminin Türkiye‘de vizyona girmesini planladıklarını fakat Global Sumud Filosu’na katılacağı için şirketin anlaşmayı iptal ettiğini aktardı.
Filmin vizyon sürecinde bağımsız sinemacı olarak uzun süre dağıtımcı bulmakta zorluk yaşadığını vurgulayan Sancak, şunları kaydetti:
“Kariyerimi yakmayı, bir daha film yapmamayı göze alabilirim”
Sinema sektöründen de bu durum karşısında destek beklediğini söyleyen Sancak, “Maalesef kimseden destek yok çünkü insanlar korkuyor ama ben korkmuyorum ve çok fazla korkmayan insan da var, biliyorum. Korkmayan insanlar birleştiğimiz an onlar bizden korkacak ve ben bunun için kariyerimi yakmayı, bir daha film yapmamayı göze alabilirim çünkü çocukların öldüğü yerde film yapmanın ne anlamı olabilir ki.” ifadelerini kullandı.
“Dünyaya bu direnişi en iyi şekilde anlatmak istiyorum”
Sancak, Sumud Filosu’na katılmak için Tunus’a gittiğinde yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Filistinli bir abi bana kuzeninin hikayesini anlattı. 17 yaşında Filistinli bir gencin direniş hikayesiydi. O kadar etkilendim ki, hayatımda duyduğum en onurlu hikayeydi. Bu hikayeyi film yapmak istiyorum. Tunus’tan yeni Türkiye’ye geldim. Odaklanma sorunu yaşıyorum. 3 ay içerisinde bu projeyi senaryo haline getirip hemen fonlara başvurmak istiyorum çünkü bir filmin ortaya çıkması, fonunuz hazır bile olsa minimum 2 yıl. Fon süreçleri de dahil olunca en az 4 yılı bulabiliyor ve zamanımız yok. Benim de en iyi mücadele edeceğim şey, en iyi bildiğim işi yapmak. Buna ikna oldum. Bizim anlık değil, köklü değişikliklere ihtiyacımız var ve bunu sağlayacak en önemli unsur da sanat ve özellikle sinema. Sinema, kitlelere daha hızlı ulaşabiliyor.”
Binnur Kaya, Rıdvan Sancak, Menderes Samancılar, Ali Seçkiner ve Şehnaz Bölen Taftalı’nın rol aldığı “Ayşe”, down sendromlu kardeşi Rıdvan ile yaşayan ve benzin istasyonunda çalışarak geçimlerini sağlayan Ayşe’nin hikayesini işliyor.
