Gönüllüler Velinimetimizdir

5
3501

Gönüllü Olmak

Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi

Yaklaşık 30 yıldır arama kurtarma personeli olarak birçok afette görev aldım, sayısız müdahaleye katıldım veya olay yeri koordinatörü olarak çalıştım. Bu uzun meslek hayatım boyunca birçok ekip ve kurumla birlikte görev yaptım. Ancak samimiyetle söyleyebilirim ki; gönüllüler kadar özverili, fedakâr ve yüksek motivasyonla çalışan çok az insan topluluğu gördüm.

Afet müdahalesi, tek bir ekibin başarabileceği bir iş değildir. Arama kurtarma faaliyetlerinden insani yardıma, barınmadan haberleşmeye, ulaşımdan psikososyal desteğe, altyapı çalışmalarından defin hizmetlerine kadar onlarca farklı alanın aynı anda ve uyum içerisinde çalışmasını gerektirir. Her ekip, bozulan yaşam düzenini yeniden kurmak ve afetzedelerin yaralarını sarmak için büyük bir gayret gösterir.

Resmî kurumların personel sayısı ve müdahale kapasitesi elbette çok değerlidir. Arama kurtarma ekipleri, itfaiye teşkilatları, madenciler, emniyet güçleri, askerî birlikler ve diğer birçok kurum afetlerde önemli görevler üstlenir. Ancak afetlerin geniş etki alanları düşünüldüğünde, dünyanın hiçbir ülkesinde resmî ekiplerin aynı anda her noktaya ulaşması mümkün değildir. Ayrıca afet dışındaki zamanlarda atıl kalacak çok büyük müdahale kadroları oluşturmak da ekonomik açıdan sürdürülebilir değildir.

İşte bu noktada gönüllüler devreye girer.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), afetlere hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla vatandaşlara çevrim içi ve yüz yüze eğitimler vererek gönüllülük sistemini güçlendirmektedir. Her ilde eğitim alarak akredite edilen gönüllüler, resmî ekiplere destek olmak amacıyla yetiştirilmekte ve afet anında önemli bir müdahale gücü oluşturmaktadır.

Bu gönüllüler ordusu, hiçbir maddi karşılık beklemeden, yalnızca “Müdahalede ben de varım” düşüncesiyle bir araya gelen değerli insanlardan oluşmaktadır.

Bunun en güzel örneklerinden birini 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde Bursa’da gördüm. AFAD Gönüllüleri gece gündüz demeden, dondurucu soğuğa rağmen yardım depolarında büyük bir özveriyle çalıştılar. Saatlerce süren yoğun mesailer boyunca gelen yardımları tasnif ettiler, paketlediler ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için emek verdiler.

Depolara gelemeyen gönüllüler ise çevrelerinden topladıkları yardımları merkezlere ulaştırdı. Bazıları acil ihtiyaç duyulan malzemelerin temin edilmesi için kurumları harekete geçirdi. Her biri, afetzedelerin sıkıntılarını azaltabilmek adına elinden geleni yaptı. Bu çalışmaların birçoğuna bizzat şahitlik ettim.

Sahada görev yapan Destek AFAD Gönüllüleri de birçok emek yoğun faaliyetin altına imza attı. Bu çalışmalar bazen kamuoyunun dikkatini çekmeyebilir. Ancak görünmeyen emek, değersiz emek değildir. Hatay ve Adıyaman’da yürüttüğüm görevler sırasında gönüllülerimizin ne kadar büyük katkılar sağladığını yakından gördüm. Sessizce yapılan bu hizmetler, binlerce insanın hayatına dokunan çok kıymetli çalışmalardır.

Gönüllülük eğitimlerine katılan insanlar yalnızca afetlerde görev almayı öğrenmezler. Aynı zamanda kendi ailelerinde, apartmanlarında, mahallelerinde ve şehirlerinde afet risklerini azaltabilmek için neler yapılması gerektiğini de öğrenirler. Böylece toplumun afetlere karşı direnci güçlenir.

Elbette eğitim alan herkes gönüllülük faaliyetlerini uzun yıllar sürdüremeyebilir. Ancak birçok gönüllü, eğitimlerini devam ettirmek ve daha fazla faaliyet içinde yer almak istemektedir. Mevcut imkânlar zaman zaman sınırlı olsa da gelecekte daha etkin ve işlevsel gönüllü organizasyonlarının kurulmasıyla bu ihtiyaçların karşılanacağına inanıyorum.

Başarılı bir gönüllülük sisteminin temelinde, gönüllülerin faaliyetlere aktif katılımı kadar, onları yöneten ve koordine eden birimlerin gönüllülere sahip çıkması da yer almaktadır. Kendini değerli hisseden, bilgi ve tecrübeleri geliştirilen gönüllüler çok daha büyük başarılara imza atacaktır.

Unutulmamalıdır ki gönüllülük yalnızca bir yardım faaliyeti değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal dayanışma hareketidir. Zor günlerinde insanların yanında olmak, onların acılarını paylaşmak ve umutlarını yeniden yeşertmek hem topluma hem de gönüllüye değer katar. Yardım eli uzatan kişi, yalnızca karşısındakinin hayatına değil, kendi hayatına da anlam kazandırır.

Bugün yardım eden taraf olabiliriz; yarın yardıma ihtiyaç duyan taraf da olabiliriz. Bu nedenle gönüllülük ruhunu canlı tutmak, afetlere karşı hazırlıklı bir toplum oluşturmanın en önemli adımlarından biridir.

Çünkü gönüllüler yalnızca afetlerin yükünü hafifletmez; umudu büyütür, dayanışmayı güçlendirir ve toplumun geleceğini daha güvenli hale getirir. İnanıyorum ki gönüllülük bilinci yaygınlaştıkça afetlere karşı daha dirençli, daha güçlü ve birbirine daha sıkı kenetlenmiş bir toplum inşa edeceğiz.

Önceki İçerikVARLIĞIN GİZLİ YANKISI…
Sonraki İçerikGölgede Kalan Tehlike : Yaz Sıcaklarının Doğayı Tüketen Yüzü
Sedat ERGANİ - SESİMİ DUYAN VAR MI?
Sedat Ergani-Özgeçmiş 1969 Erzurum doğumlu evli ve iki çocuk babasıyım. 1993-1994 yılları arasında Hürriyet Gazetesi'nde önce montaj ve daha sonra Yazı İşleri Sorumlusu olarak bir müddet görev yaptım. Resmi görevli olarak ilk kez 1996 yılında Erzurum Sivil Savunma Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak Afetlerle tanıştım. 2003 yılından itibaren Bursa AFAD Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde görevime devam etmekteyim. Mesleğimi icra ederken birçok afet, kaza veya acil durumlara müdahale etme fırsatı buldum. 1999 Marmara ve Düzce, 2003 Bingöl, 2011 Van vb. depremlerde, sel, toprak kayması, çığ, arazide arama, Arama Kurtarma ve UMKE Eğitmeni gibi faaliyetlerde görev aldım. Çalışma hayatım boyunca 'Tüm canlıların can güvenliği için neler yapıla bilir? Bu güvenli yaşamın hayatımıza geçirilmesinde 'Ben ne yapabilirim?' çabası içinde olmaya çalıştım. Temmuz 2026 itibariyle kurumumdan emekli oldum. Eğitim/öğretim hayatım; İşletme Fakültesi-2004 (4 Yıl), Tarım-2011 (2 Yıl), İktisat Fakültesi-2016 (4 Yıl), Acil Durum ve Afet Yönetimi-2020 (2 Yıl), Afet Risk Yönetimi Yüksek Lisans-2024.

5 YORUMLAR

  1. 30 yıllık hizmet 300 yıla bedel tecrübe.
    Sayın Sedat Abim senin verdiğin emekleri burada anlatsak sayfalar yetmez. Hani eski kurt derler ya işte sen tam da O sun. Yaptığın bütün faaliyetler bize verdiğin bilgiler için sana çok teşekkür ederim eline emeğine sağlık 👏👏👏💪

    • Yorum çok teşekkürler, afet ve acil durumlar insanların en zor günleridir ve çoğu zaman telafisi de yoktur. Ondan dolayı afetlerden önce, esnası ve sonrasında bireysel veya toplumsal neler yaparsak hayatı eski ahengine yaklaştırabiliriz in çabası içindeyiz. Birilerinin hayatına pozitif yönlü dokunabiliyorsak ne mutlu bize. Yüce Allah hiç kimseyi çaresiz bırakmasın.

  2. Harikasınız arkadaşlar, Emekleriniz boşa gitmesin ve Allaha emanet olun. Bilğileri edinmek ve bu konularda yardımcı olmak en güzel meziyettir. Teşekkürler .

  3. Sedat hocam, yaptığım stajla sizleri tanıma fırsatı buldum. Verdiğiniz destek ve özveri ile bu zincir hep büyüyecek. Buranın mihenk taşını, sizleri tanıdığım için çok teşekkürler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz