Müdahalesine Güvenilen Ekip

5
3249

Müdahalede Güven Elde Etme

Sedat Ergani – Acil Gündem Gazetesi

Afetler meydana geldikten hemen sonra, olay yerindeki ilk müdahaleler genellikle afetten etkilenmeyen vatandaşlar tarafından yapılır. İnsanlar kendi imkânlarıyla kendilerini, ailelerini veya komşularını kurtarmaya çalışır. Bu müdahaleler çoğu zaman eğitim ve ekipman eksikliği nedeniyle amatörce yürütülse de, ilk saatlerde hayat kurtarıcı bir rol oynar.

Daha sonra devreye Mahalle Afet Gönüllüleri (MAG), Toplum Afet Gönüllüleri (TAG) ve AFAD Gönüllüleri gibi temel eğitim almış ekipler girer. Afetin büyüklüğüne, hasar durumuna ve etkilenen alanın genişliğine bağlı olarak profesyonel arama kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaşması ise bazen saatler, bazen de bir günü aşan süreler alabilir.

Profesyonel ekiplerin enkaz sahasına ulaşmasıyla birlikte önemli bir süreç başlar: güven oluşturma ve güven devralma süreci.

Bir enkazda çalışan ilk ekiplerin yerini daha donanımlı ekiplerin alması, dışarıdan bakıldığında basit bir görev değişimi gibi görünse de gerçekte hassas bir yönetim ve iletişim faaliyetidir. Yeni gelen ekip, enkaz üzerinde çalışan personeli küçümsemeden, onların emeğine saygı göstererek ve iş birliği teklif ederek süreci yönetmelidir. Çünkü afet sahasında en önemli unsurlardan biri ekipler arasındaki uyumdur.

Afetzede yakınları ise olay yerindeki her hareketi dikkatle takip eder. Müdahale eden ekiplerin plansız, düzensiz veya yetersiz olduğunu düşündüklerinde güven duygusu zedelenir. Güven kaybı ise zamanla eleştirilere, itirazlara ve hatta ekiplerin çalışmalarını zorlaştıran davranışlara dönüşebilir. Böyle bir ortamda ekiplerin morali düşer, performansları olumsuz etkilenir ve müdahalenin verimliliği azalır.

Bu nedenle profesyonel ekiplerin olay yerine ilk adım attıkları andan itibaren güven vermeleri gerekir. Düzenli kıyafetleri, kişisel bakımları, kullandıkları teknik ekipmanlar, disiplinli çalışma anlayışları, haberleşme sistemleri ve ekip içi uyumları hem ilk müdahaleciler hem de afetzede yakınları üzerinde olumlu bir etki oluşturur.

Güven veren ekipler, iletişimi belirli kurallar çerçevesinde yürütür. Açıklamalar ekip sorumlusu tarafından yapılır, personel görevine odaklanır ve yapamayacağı hiçbir konuda söz vermez. Sahada duyulan her bilgi doğru kabul edilmez; ekip üyeleri gelen soru ve yorumları değerlendirerek gerekli durumlarda üst sorumlularına iletir.

Aslında güven oluşturma yalnızca enkaz çalışmalarında gerekli değildir. Çadır kurulumunda, yardım dağıtımında, depo faaliyetlerinde, malzeme sevkiyatında, telsiz ve telefon haberleşmesinde kısacası tüm afet ve acil durum hizmetlerinde ekiplerin davranışları toplumun güven algısını doğrudan etkiler.

Müdahale ekipleri hiçbir zaman yalnız çalışmaz. Sahada afetzedeler, yakınları, gönüllüler, medya mensupları ve çevredeki vatandaşlardan oluşan görünmez bir baskı grubu her zaman vardır. Bu nedenle ekip yöneticileri ve personeli yalnızca yaptıkları işten değil, sergiledikleri tutum ve davranışlardan da sorumludur.

Sahada sorun yaşanmaması için ekiplerin görevlerine hâkim olması, yeterli teorik ve uygulamalı eğitim alması, düzenli tatbikatlarla eksiklerini gidermesi gerekir. Olay Yeri Yönetim Sistemi’ne uyum sağlayabilen, deneyimli bir ekip liderine sahip, profesyonel ekip ruhunu benimsemiş ve beklenmedik olumsuzluklarla mücadele edebilen ekiplerin başarılı olma ihtimali çok daha yüksektir.

Afetzede yakınlarına güven veren, görevini bilen ve ekip bütünlüğünü koruyan bir müdahale ekibi, afet sahasında başarının en önemli anahtarlarından birine sahiptir.

Sonuç olarak; ekipler kendi güçlerini, kapasitelerini ve yeteneklerini doğru değerlendirerek müdahale görevlerine talip olmalıdır. Başarı, yalnızca teknik bilgi ve ekipmanla değil, aynı zamanda güven oluşturabilme becerisiyle de yakından ilişkilidir.

Eğer bir ekip üyesi olarak ekibinize güveniyorsanız, gerekli eğitimleri almış ve akreditasyon süreçlerini tamamlamışsanız başarılı olmamanız için önemli bir neden yoktur. Çünkü afet yönetiminde güven, müdahalenin görünmeyen ancak en güçlü ekipmanlarından biridir.

Not: Yaz tatili nedeniyle yazılarımıza bir süre ara verebilirim. Anlayışınıza şimdiden teşekkürler. Yeniden görüşmek üzere.

Önceki İçerikGölgede Kalan Tehlike : Yaz Sıcaklarının Doğayı Tüketen Yüzü
Sonraki İçerikMİLLİ HÜSRAN…
Sedat ERGANİ - SESİMİ DUYAN VAR MI?
Sedat Ergani-Özgeçmiş 1969 Erzurum doğumlu evli ve iki çocuk babasıyım. 1993-1994 yılları arasında Hürriyet Gazetesi'nde önce montaj ve daha sonra Yazı İşleri Sorumlusu olarak bir müddet görev yaptım. Resmi görevli olarak ilk kez 1996 yılında Erzurum Sivil Savunma Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak Afetlerle tanıştım. 2003 yılından itibaren Bursa AFAD Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde görevime devam etmekteyim. Mesleğimi icra ederken birçok afet, kaza veya acil durumlara müdahale etme fırsatı buldum. 1999 Marmara ve Düzce, 2003 Bingöl, 2011 Van vb. depremlerde, sel, toprak kayması, çığ, arazide arama, Arama Kurtarma ve UMKE Eğitmeni gibi faaliyetlerde görev aldım. Çalışma hayatım boyunca 'Tüm canlıların can güvenliği için neler yapıla bilir? Bu güvenli yaşamın hayatımıza geçirilmesinde 'Ben ne yapabilirim?' çabası içinde olmaya çalıştım. Eğitim/öğretim hayatım; İşletme Fakültesi-2004 (4 Yıl), Tarım-2011 (2 Yıl), İktisat Fakültesi-2016 (4 Yıl), Acil Durum ve Afet Yönetimi-2020 (2 Yıl), Afet Risk Yönetimi Yüksek Lisans-2024.

5 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz