Yüksekte olmak zormuş meğer,
bulutlar yalan söylüyor aşağıdakilere.
Aşağıda trafik var,
ölüm var, taksit var,
bir de “nasılsın” diye sorup
cevabını dinlemeyenler.
Aklımın irtifası sıfır nokta sıfır,
ama hâlâ gülüyorum;
çünkü düşerken bile
cebimde bir avuç ıslak mendil,
bir de Celil’in kara mizahı:
“En azından krater bırakmayacağım” diyorum
çarptığım yere.
Bir zamanlar göğe tırmanırdım kelimelerle,
şimdi kelimeler beni aşağı çekiyor,
her dize bir eski sevgilinin
“seni unutmadım” yalanı gibi.
Naifçe inanıyorum hâlâ,
bir yerlerde bir irtifa vardır,
orada akılla kalp aynı anda nefes alır.
Ama burası değil.
Burası dumanlı bir kahvehane,
masada soğumuş çay,
yan masada iki adam
ölümü iskambil gibi karıyor.
Aklımın irtifası…
ne kadar alçaksa o kadar gerçek.
Düşüyorum, gülüyorum,
papatyalar saçımda dağılıyor,
ve diyorum ki kendi kendime,
karanlıkta bile
biraz naif kalırsan
ölüm bile utanır senden.
Ama utanmıyor tabii.
Taksit taksit alıyor benden alacağını
Aklımın irtifası
İLİŞKİLİ HABERLER




