spot_img
Ana SayfaAileOsman Keçeli

Osman Keçeli


1- Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ben Osman. 1998’de Kayseri’de doğdum. Kitap okumayı, yazmayı ve doğanın içinde vakit
geçirmeyi çok seviyorum. Uzun yıllardır editörlük yapıyor, aynı zamanda çocuk kitapları ve
farklı türlerde kitaplar yazıyorum. Edebiyat, tarih ve yayıncılık benim hayatımın
merkezinde yer alıyor.


2- Yayıncılık sektörüne giriş hikâyeniz nasıl başladı? Bu alana yönelmenizde en etkili
unsur neydi?

Aslında başlangıçta yayıncı olmayı planlamıyordum. Bağımsız editör olarak çalışıyor ve
farklı yazarların dosyalarını hazırlıyordum. Yazar Zafer Kadir’in teşvikiyle kendi yayınevimi
kurma fikri oluştu. Editörlüğünü yaptığım birçok yazar da bu fikri destekledi ve kitaplarını
Natura Yayın çatısı altında yayımlamayı kabul etti. Natura Yayın birkaç kitapla başlayan bir
girişimdi; bugün ise otuzun üzerinde yazarın eserlerini yayımlayan bir yayınevine dönüştü.
Bu gelişim benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.


3- Editörlük ile çocuk kitabı yazarlığını bir arada yürütmek size nasıl bir bakış açısı
kazandırıyor?

Editörlük ve yazarlık birbirine yakın görünse de aslında farklı beceriler gerektiriyor. İyi bir
editör olmak için çok sayıda metin üzerinde çalışmak, iyi bir yazar olmak için ise sürekli
yazmak gerekiyor. Bu iki alanı bir arada yürütmek yoğun bir emek ister. Ancak editörlük,
kendi yazdıklarımı daha eleştirel ve dikkatli değerlendirmeme yardımcı oluyor. Bu sayede
metinlerime dışarıdan bakabiliyor, eksik yönlerini daha kolay fark edebildiğimi
düşünüyorum.


4- Tarih bölümü mezunu olmanız, metinlere yaklaşımınızı nasıl etkiliyor?

Tarih eğitimi almam, metinlere daha eleştirel ve titiz bir gözle yaklaşmamı sağladı. Bana
göre bir editörün en önemli görevi, metindeki hataları, eksiklikleri ve tutarsızlıkları fark
edebilmektir. Üniversite eğitimim boyunca kaynak değerlendirme, bilgi doğrulama ve farklı
görüşleri karşılaştırma konusunda oldukça disiplinli bir süreçten geçtim. Bu nedenle
özellikle akademik metinlerde aktarılan bilgilerin doğruluğunu dikkatle sorguluyorum.
Ayrıca bir metin kurmaca olsa bile, olay örgüsünü ve anlatılan dönemi tarihsel bir bakış
açısıyla değerlendirebiliyorum. Bu da metinleri daha derinlikli okumama katkı sağlıyor.


5- Eskiçağ tarihi üzerine yüksek lisans yapmanız, yazarlık üretiminize ne katıyor?
Açıkçası akademik tarih eğitimimin yazarlık üretimimi doğrudan etkilemesini çok istemem.
Çünkü tarih bir bilim dalıyken, edebiyatı daha çok sanatsal bir ifade alanı olarak görüyorum.
Tarihî bir roman yazılsa bile, bana göre o metin her şeyden önce iyi bir roman olmalıdır;
yani güçlü bir edebiyat ve sanat eseri niteliği taşımalıdır. Elbette farklı disiplinlerden
beslenmek yazara katkı sağlar, ancak bir eserin asıl değeri edebî gücünde yatar. Bu nedenle
tarih alanındaki akademik çalışmalarımın yazarlığımı doğrudan şekillendirdiğini
söyleyemem. Bununla birlikte, ileride tarih alanında bir kitap yazmayı çok isterim.


8- Bir editör olarak bir dosyada ilk dikkat ettiğiniz şey nedir?
Bir dosya önüme geldiğinde ilk olarak yazarın bu metne ne kadar emek ve zaman
harcadığına bakarım. Bana göre bir kitabın değerini belirleyen asıl kişi okuyucudur; bir
eserin iyi ya da kötü olduğuna nihai olarak ne editör, ne yazar ne de eleştirmen karar verir.
Bu nedenle metni değerlendirirken, okuyucunun bu kitabı okuduğunda nasıl bir deneyim
yaşayacağını da düşünürüm. Ancak bir metnin üzerinde gerçek anlamda emek verildiğini
hissediyorsam, o çalışmanın kıymetli olduğuna inanırım.


9- Çocuk kitabı yazarken dili sadeleştirmek mi yoksa hayal gücünü canlı tutmak mı
daha zor?

Çocuk kitabı yazarken dili mutlaka sadeleştirmek gerektiğini düşünmüyorum. Her çocuk
birbirinden farklıdır. Yetişkinlere karmaşık gelen bazı kelimeler çocuklara son derece doğal
ve eğlenceli gelebilir. Bu nedenle önemli olanın dili basitleştirmek değil, güçlü bir hikâye
kurmak olduğunu düşünüyorum.


10- Eskiçağ uygarlıkları içinde sizi en çok etkileyen toplum hangisi ve neden?
Beni en çok etkileyen uygarlık Ugaritlerdir. Hâlen yüksek lisans tezimi de bu uygarlık
üzerine hazırlıyorum.


11- Çocuklara tarihi sevdirmenin en etkili yolu sizce nedir?
Açıkçası çocuklara mutlaka tarihi sevdirmek gibi bir hedefimiz olması gerektiğini
düşünmüyorum. Her çocuğun ilgi alanı farklıdır. Önemli olan, çocuklara farklı alanlarla
tanışabilecekleri nitelikli içerikler sunmaktır.


12- Yayıncılık sektöründe son yıllarda gözlemlediğiniz en büyük değişim ne oldu?
Son yıllarda yayıncılık sektöründe gözlemlediğim en önemli değişim, yayınevlerinin
küçülmesi oldu. Özellikle pandemi sonrasında birçok yayınevi ekonomik nedenlerle
küçülmeye gitti ve bu durum sektörün genel yapısını önemli ölçüde değiştirdi.


13- Editörlük sürecinde yazarlara en sık verdiğiniz tavsiyeler nelerdir?
Aslında yazarlara tavsiye vermeyi çok tercih etmem ancak görüş istendiğinde, farklı bakış
açılarına açık olmalarını öneririm. Yazarların hem kurgu hem de anlatım dili bakımından
yeni yollar denemesi ve kendi seslerini geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum.

spot_img
Firdevs SUBAY - ÇOCUKLARIN DÜNYASI
Firdevs SUBAY - ÇOCUKLARIN DÜNYASIhttps://kelimelerledokunmak.blogspot.com/?m=1
1971 izmir doğumluyum. Yazarım… Köşe yazarlığı yapıyorum. Çocuk hikaye kitapları yazıyorum. Kıbrıs, DAÜ’den mezunum. Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümü.
İLİŞKİLİ HABERLER

TEDİRGİN YAŞAMAK

Bozuk Çeşme

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img
- Reklam -spot_img

Popüler

İŞTE BÜTÜN MESELE BU!

TEDİRGİN YAŞAMAK

Bozuk Çeşme