SAKİN OLUN

0
2737

Önce Sakin Olun

Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi

İnsanlar daha çok afet ve acil durumları görsel basından, yazılı yayınlardan, arşivlerden, arkadaşlarından veya acil durumu bizzat yaşamış kişilerden öğrenirler. Ancak çoğu zaman bu olayları kendilerinden uzak görüp, hep başkalarının başına geldiğini düşünürler. Bir gün aynı olayın kendi başlarına gelebileceğini akıllarının ucundan bile geçirmezler.

Ta ki “acil durum” denilen o korkuyu damarlarında hissedinceye kadar…

İşte o anda, belki de hazırlık yapmak için artık çok geç olduğunu düşünmekten başka hiçbir şey yapamaz hâle gelebilirler.

Oysa afet ve acil durumlara hazırlanmak, olay gerçekleştiğinde ne yapacağımızı önceden öğrenmekle başlar. Acil durumlarda doğru hareket tarzlarını defalarca okuyarak, uygulayarak ve bilgilerimizi sürekli yenileyerek afet anındaki davranışlarımızı birer reflekse dönüştürebiliriz.

Çünkü afet anında önceliğimiz, her şeyden önce SAKİN KALMAK olmalıdır.

Önce sakin olun. Neler olduğunu anlamaya çalışın. Olayı doğru şekilde değerlendirin. Ardından, daha önce öğrendiğiniz doğru hareket tarzını hatırlayın ve uygulayın.

Askerlik yapanlar iyi bilir. Bir mermi çekirdeği çok yakından geçtiğinde, önce çekirdeğin oluşturduğu vızıltı duyulur; ardından ateşleme ve patlama sesi gelir. Asker, duyduğu ilk sesi ve yaşanan durumu doğru değerlendirebildiğinde kendisini korumak için hızla yere kapanır.

Burada önemli olan yalnızca yere kapanmak değildir.

Önce sesi ve tehlikeyi anlamlandırmak, ardından doğru refleksi göstermek gerekir.

İkinci hareket yapılmadığında, yani kişi kendisini koruyacak pozisyonu almadığında, çatışma ortamında hayatını kaybetme riskiyle karşılaşacağını çok iyi bilir.

Afetlerde de durum bundan farklı değildir.

Örneğin bir deprem olduğunu anladığınızda, paniğe kapılmadan olayı anlamlandırmak ve kendinizi koruyacak doğru pozisyonu almaktır. Bu hareket sağlam bir eşyanın yanında Cenin Pozisyonu uygulayarak korunmalı ve sarsıntı sona erinceye kadar bulunduğunuz pozisyonu korumaktır.

Burada da ilk aşama sakin olmak ve durumu anlamaktır. İkinci aşama ise öğrendiğiniz doğru korunma davranışını uygulamaktır.

Ya da bir gümbürtüyle birlikte başınızı kaldırdığınızda üzerinize doğru büyük bir sel geldiğini gördünüz.

Önce olayın ne olduğunu anlamalısınız.

Ardından, sel suyunun geldiği yönden uzaklaşarak yüksek ve güvenli bir bölgeye çıkmanız gerektiğini hatırlamalı ve vakit kaybetmeden harekete geçmelisiniz.

Bir başka örnek düşünelim.

Aracınızla yolda ilerliyorsunuz. Yaklaşık 1.000 metre ileride bir trafik kazası gördünüz. Kaza mahallinde bulutumsu bir duman var. Çevredeki insanların kaçıştığını, bazılarının boğazını tuttuğunu, öksürdüğünü veya kustuğunu fark ettiniz.

Burada da ilk yapmanız gereken olayın ne olabileceğini anlamlandırmaktır.

Gördüğünüz belirtiler, kaza mahallinde tehlikeli bir kimyasal sızıntı olabileceğini düşündürmelidir.

İkinci aşamada ise kaza mahalline yaklaşmadan güvenli bir mesafede aracınızı durdurmalı, rüzgârın yönünü dikkate alarak tehlikeli bölgeden uzaklaşmalı ve mümkünse rüzgârı arkanıza alıp, güvenli bir konuma geçmektir.

Yani söylemek istediğim şu:

Acil durumlarda en önemli becerilerimizden biri, ne olduğunu hızlıca anlamlandırmak ve doğru refleksi gösterebilmektir.

Çünkü afet anında size ne yapmanız gerektiğini söyleyecek birinin olmasını bekleyemezsiniz.

Deprem olduğunda, sel geldiğinde, yangın çıktığında, tehlikeli bir madde yayıldığında veya başka bir acil durumla karşılaştığınızda herkes kendi canını kurtarmaya çalışır.

İşte bu nedenle afet anında ihtiyaç duyacağınız bilgi, olay gerçekleştiğinde size bir başkasının anlatacağı bilgi olmamalıdır.

O bilgi önceden sizin bilginiz hâline gelmiş olmalıdır.

Afet ve acil durumlarda nasıl hareket etmeniz gerektiğini bilmiyorsanız, zaman kaybetmeden kurumsallığını ispatlamış, yaşanmışlıkları ve tecrübesi bulunan kurum ve kişilerden Afet Bilinci Eğitimi almalısınız.

Sonuç olarak;

Afet anında önce sakin olun.

Sonra ne olduğunu anlamaya çalışın.

Ardından karşı refleks için öğrendiğiniz doğru hareket tarzını uygulayın.

Çünkü doğru bilgi, doğru zamanda doğru DAVRANIŞA dönüşürse hayat kurtarır.

Kim bilir…

Bugün öğrendiğiniz bir bilgi, yarın sizin veya bir başkasının hayatını kurtaracak en önemli tecrübeniz olabilir.

Önceki İçerikKOCAYAYLA
Sonraki İçerikİş Görüşmelerinde Yeni Bir Yaklaşım
Sedat ERGANİ - SESİMİ DUYAN VAR MI?
Sedat Ergani-Özgeçmiş 1969 Erzurum doğumlu evli ve iki çocuk babasıyım. 1993-1994 yılları arasında Hürriyet Gazetesi'nde önce montaj ve daha sonra Yazı İşleri Sorumlusu olarak bir müddet görev yaptım. Resmi görevli olarak ilk kez 1996 yılında Erzurum Sivil Savunma Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak Afetlerle tanıştım. 2003 yılından itibaren Bursa AFAD Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde görevime devam etmekteyim. Mesleğimi icra ederken birçok afet, kaza veya acil durumlara müdahale etme fırsatı buldum. 1999 Marmara ve Düzce, 2003 Bingöl, 2011 Van vb. depremlerde, sel, toprak kayması, çığ, arazide arama, Arama Kurtarma ve UMKE Eğitmeni gibi faaliyetlerde görev aldım. Çalışma hayatım boyunca 'Tüm canlıların can güvenliği için neler yapıla bilir? Bu güvenli yaşamın hayatımıza geçirilmesinde 'Ben ne yapabilirim?' çabası içinde olmaya çalıştım. Temmuz 2026 itibariyle kurumumdan emekli oldum. Eğitim/öğretim hayatım; İşletme Fakültesi-2004 (4 Yıl), Tarım-2011 (2 Yıl), İktisat Fakültesi-2016 (4 Yıl), Acil Durum ve Afet Yönetimi-2020 (2 Yıl), Afet Risk Yönetimi Yüksek Lisans-2024.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz