Kocayaylada
Kalem gibi ağaçlar yükselir göğe
Yarışır her biri vermez hiç çile
Dümdüzdür gövdeler budak yok bile
Sıra sıra çamlar Kocayaylada
Kuzgunlar acayip ötüyor burda
Sanırsın hep kalmış ağaçta darda
Kanat çırpar korkutur giderken yolda
Kurtlarda buluşur Kocayaylada
Bir kelebek görsen dilek tutarsın
Karıncalar göçmüş sinek ararsın
Ağustos ayında ceket giyersin
Cenk etmiş yiğitler Kocayaylada
Sessizliği eşsiz, huzuru yüksek
Etraf tertemiz fışkırır bereket
Aman ha gelmesin yangınla vahşet
Atalar anılır Kocayaylada
Aloç ağacının meyvesi çoktur
Ardıçlar yerde minyatür boydur
Mekri mantarıda burada boldur
Mertleri görürsün Kocayaylada
Ciğere şifadır çıranın yağı
Burnunu sızlatır çam kokuları
Sanırsın her taraf kozalak tarlası
Hastalar şifa bulur Kocayaylada
Suları soğuktur dişi çatlatır
Berraktır dereler balık kaynatır
Dağ suyu tadında karı hatırlatır
İçtikçe içesi gelir Kacayaylada
Atam kokar her yer, tarih bilince
Anlarsın bakınca gözün görünce
Cenk edersin içinden hemde delice
Tarihi yaşarsın Kocayaylada
Tertemiz mis gibi her bir çam dibi
Lavabo tertemiz yerler mis gibi
Sabah erken başlar hizmet işleri
Belediye çalışır Kocayaylada
Erganide gezer fırsat buldukça
Doğayı dinler yalnız kaldıkça
Huzuru anlatır siz okurlara
Yarasını sarar Kocayaylada
Sedat Ergani
Keles-Kocayayla
18.08.2026
Bursa

