Merhaba sevgili çocuklar. Bugünkü konumuz nezaket ve görgü kuralları. Biliyorum biliyorum diyorsunuz ki “Ben biliyorum.” Ama olsun ben yine de bir hatırlatmak istiyorum sizlere. Önce nezaket ve görgü nedir onlara bakalım.
Nezaket: başkalarına karşı incelikli düşünceli davranışlar demektir. Bu kurallar yazılı değil sosyal çevremizde öğrendiğimiz kurallardır.
Görgü: görgüde tıpkı nezaket kuralları gibi yazılı olmayan ve sosyal çevremizde uymamız gereken birtakım kurallardır.
Nezaket ve görgü ne işe yarar? Gibi bir soru gelir aklımıza. Bu iki arkadaş bizim sosyal hayatta daha sağlıklı iletişim kurmamızı ve kabul görmemizi sağlarlar. Mesela hapşırdınız diyelim. Eğer ortama hapşırırsanız mikrop saçmış olur ve başkalarına da bulaştırmış olursunuz. Ama hapşırırken mendil veya dirseğinizin iç tarafını kullanırsanız başkalarını da bu hastalıklardan korumuş olursunuz. İşte bu koruma davranışı nezaket ve görgü kuralına girer ve kitaplarda yazmaz.
Çocuklar bildiğiniz gibi bizler sosyal varlıklarız. Toplum içinde yaşıyoruz. Ve bu toplum bizim var olmamıza ayrıca paylaşımlar yaparak yaşamamıza yardımcı olur. Öyleyse bize düşen, söz konusu olan kurallara uymak ve bu kuralları insanlara hatırlatmak. Hatırlatmak diyorum çünkü bazen unutabiliyoruz.
Şimdi bu kurallardan bazılarına bakalım:
Biri size bir şey verdiğinde “teşekkür” edin veya birinden bir şey isterken “lütfen” deyin. Bu ifadeler sizi kibar ve sevimli gösterir.
Birine karşı bir hata yaptığınızda “özür dilerim” deyin veya söze başlarken “affedersiniz” deyin. Bu ifadeler sizin nezaketinizi gösterir ve karşınızdaki kişide size daha kibar davranır.
Birisi size “Nasılsın?” dediğinde “iyiyim sağ olun, siz nasılsınız?” deyin. Çünkü bize sorulduğu gibi karşımızdakinin hatırını sormakta çok güzel bir şeydir ve bu karşı tarafın hoşuna gider.
Birisinin odasına girerken kapıyı vurup “girmek” için izin isteyin. Çünkü o kişinin işi olabilir veya müsait olmaz. Kapıyı çalarsanız ona sizi kabul etmesi için fırsat vermiş olursunuz.
Diyelim bir eve misafir gittiniz. Oturdunuz, arkadaşınızla sohbet ettiniz, ders çalıştınız, yediniz içtiniz… Kalkarken ev sahibine teşekkür etmeyi unutmayın. Bu teşekkür ev sahibinin çok hoşuna gider.
Ayıp kelimler… Mesela arkadaşınız yanınızda ayıp kelimeler kullandı. Hemen onu susturun ve yaptığının doğru olmadığını söyleyin ona. Çünkü hiç kimseye ayıp kelimeler konuşmak yakışmaz.
Arkadaşlarınızla oynarken onları incitmeyin. Mesela vurmayın, el şakası yapmayın. Çünkü bu tür davranışlar ilişkinize zarar verir ve arkadaşınızın sizden uzaklaşmasına neden olur.
Başkalarının arkasından konuşmak… Bu çok çirkin bir davranıştır. Arkadaşlarınızın arkasından konuşmayın ve alay etmeyin. Çünkü kulağına giderse üzülürsünüz ve onu kaybedersiniz. Bundan dolayı arkadaşlarınızın hakkında dedikodu yapmayın.
Arkadaşlarınızın eşyalarını izinsiz almayın… Mesela kaleme ihtiyacınız var çünkü kaleminiz bitmiş. Arkadaşınızdan nezaketle bir kalem isteyin ama ondan habersiz kalemini alıp kullanmayın.
Paranızı çarçur etmeyin. Anneniz veya babanız size harçlık verdi okulda karnınızı doyurmanız için. Sizde tutup onunla oyuncak aldınız. Hem aç kaldınız hem de anne babanıza saygısızlık yapmış oldunuz. Çünkü onlar sizin ihtiyacınız kadarını size verebiliyordur. Belki bütçeleri daha fazlası için yeterli değildir. Bu yüzden harçlıklarınızı dikkatli kullanın.
Büyüklerin veya arkadaşlarınızın sözlerini keserek lafa girmeyin. Konuşmadan önce müsaade isteyin veya onların söyleyecekleri bittiği zaman konuşun. Siz, konuşurken sözünüzün kesilmesini ister misiniz? İşte sözünüzün kesilmesini istemiyorsanız sizde kesmeyin.
Çocuklar nezaket ve görgü kuralları bunlarla bitmiyor. Ben, temel olan birkaçını size hatırlatmak istedim. Siz, diğerleriniz araştırın. Büyüklerinize sorun öğrenin… Böylece nazik kibar insanlar olarak sosyalleşin. Şimdilik hoşçakalın.

