Farklı Bulut Şekillerinin Deprem Habercisi Olduğu İddiası;
Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi-26.05.2025
HAARP’ın etkinleştirildiği iddiasıyla alışılagelmişin dışında bulut formasyon görüntülerinin kullanıldığı görülüyor. Örneğin, denizdeki dalgaları andıran “Altocumulus Undulatus” adı verilen orta seviye bulutların görüntülendiği videolar HAARP’ın aktif olduğu iddiasıyla sunuluyor. Halbuki altocumulus undulatus bulut formasyonu yeni görülmüş değil. Alto-cumulus bulutları Alaska’daki HAARP tesisi kurulmadan önce de gözlemleniyordu. Alaska’daki HAARP merkezi faaliyete geçmeden çok önceleri, 1896 yılında yayımlanan Uluslararası Bulut Atlası (International Cloud Atlas) adlı derlemede Alto-cumulus bulutları kataloglandırılmıştı.

Unutulmamalı ki, komplo teorilerinin ileri sürdüğü gibi HAARP havayı kontrol etmiyor, bulutlarla etkileşime girmiyor veya kansere de neden olmuyor. Radyo dalgaları, troposfer veya stratosfer tarafından da emilemez.
Depremler ile ilgili ortaya atılan bir diğer iddia ise “Deprem bulutları” adı verilen bulutların, depremlerden önce ortaya çıktığı ve bu şekilde depremlerin öngörülebildiği iddiasıdır. Ancak bu iddianın da gerçekliği bulunmamaktadır.

İnsanlar, çok eski zamanlardan bu yana depremleri ve diğer doğal afetleri farklı yollar izleyerek öngörmeye çalışmıştır. Bunlardan en yaygın olarak karşımıza çıkanı, günümüzde dahi pek çok kişinin inandığı bulut şekillerinden depremlerin tahmin edilebileceği inancıdır. İddianın, bilinen en eski kaynağı Hint astronom Varahamihira tarafından 6. yüzyılda kaleme alınan Brihat Samhita adlı eseridir. İddiaya göre depremler gerçekleşmeden belirli bir süre kadar önce, deprem gerçekleşecek olan bölgede, gökyüzünde “Deprem Bulutu” olarak isimlendirilen farklı bulut şekilleri meydana gelmektedir. Farklı çevrelerce önemsenip benimsenen bu görüş, bilimsel olarak kanıtlanamamış ve hiçbir bilimsel dayanağı da yoktur.
Çeşitli sitelerde deprem bulutu olduğu öne sürülerek paylaşılan farklı bulut fotoğraflarına baktığımız zaman, bunların istisnasız hepsinin doğada bilinen ve uygun şartlarda oluşan bulut türlerine ait olduğunu görmekteyiz.

Bir önceki yazımızda da bahsettiğimiz üzere depremler, yer kabuğunun derinlerinde yer alan levha hareketleri sonucu gerçekleşmektedir. Bulutların, atmosferdeki su buharının yoğunluk artışı ile sıvı duruma geçerek oluşturduğu çok küçük damlacıklardan meydana geldiğini biliyoruz. Yerin altında gerçekleşecek herhangi bir olayın, gökyüzünde bulunan su buharının yoğunluğunu etkileyerek bulut oluşturabilecek bir etki yaratması mümkün değildir. Aynı şekilde tam tersi, gökyüzündeki bulutların yer altında meydana gelen depremleri oluşturması ya da herhangi bir şekilde etkilemesi de mümkün gözükmemektedir. Kısacası; bulutları gözlemleyerek yapılabilecek tek tahmin ‘Hava durumu’ tahminleridir.
İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, deprem bulutları iddiasını yalanlayarak bu tarz kafa karıştırmaların, halkın depremlere hazırlanmasını engelleyebileceğini savunmuştur.
Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), depremlerin bulutlar, vücuttaki ağrı sızılar ya da salyangozlar ile alakası olmadığını internet sitesinde açıklayarak iddiaları yalanlamıştır.

HAARP özelliği taşıdığı sanılan, üstte taşınan ve üzerinde beyaz bir küre bulunan platform, aslında taşınabilir bir radar sistemi. “Tüm özel ve ticari gemilerde de kullanılan standart Xband 9GHz radar sistemi”, “Sea Based XBand Radar” tanımından türetilen bu sistem SBX-1 ismiyle tanınan bir uzun menzilli füze savunma sisteminin deniz temelli radarı. SBX-1 ile, sabit bir radar istasyonu kurulamayacak bölgelerde deniz üzerindeki platform ile oluşturulacak radar sisteminin hava savunma sistemine entegre edilmesi amaçlanıyor.
Depremleri önceden çeşitli hayvan hareketleriyle öngörmekte pek olası görünmüyor. Bunların içinde en çok karşımıza çıkan ‘Karıncaların değişen hareketleri’ de dahil olmak üzere hayvanlarla depremin önceden tahmin edilmesi şuan için mümkün görünmüyor. Sadece depremden birkaç saniye önce hayvanların ani kaçma, uluma, saklanma vb. (Deprem sesini insanlardan önce duydukları için) hareketleri depremi haber verebilir.
Değerli Okurlarım,
Aslında, deprem gibi afetleri önceden kesinlikle bilen bir sistem ya da teknik yoktur. Sadece geçmiş yıllarda olan depremler incelenerek yeni depremler tahmin edilebiliyor. Bize düşen deprem her an olacakmış gibi hem altyapı hem de bireysel hazırlıklarımızı yaparak muhtemel zararı alacağımız önlemlerle önceden azaltmaktır.
Depremler olmaya devam edecektir. Biz hazırlıklı olalım.
Haftaya; ‘Afetlerde Muhtarların Rolü’ konulu yazı ile karşınızda olacağım.

