Ya Eviniz Depremde Yıkılırsa!
Sedat Ergani – Acil Gündem Gazetesi
Yazıma başlarken, ‘Öncelikle bizi tehlikelerle dolu hayata hazırlamanın temellerini atan ve bu temellerin sağlam bir yapıya dönüşmesini sağlayan tüm Kıymetli Öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız. Allah, Öğretmenlerimizin eksikliğini vermesin’ dileklerimi sunmak istiyorum.
Afet ve acil durumların can yakıcı sonuçları artık toplumun geniş kesimlerini rahatsız eder hale geldi. Bu durum, afetlerden önce hazırlık yapmanın bir zorunluluk olduğunu herkese hissettirmeye başladı. Bugün ailelerin önemli bir kısmında en az bir birey afet bilinci, yangın söndürme veya ilkyardım eğitimi almış durumda. Toplumda yavaş ama kararlı adımlarla afetlere karşı daha dirençli bir kültür oluşuyor. İnsanlar artık “Afet olursa ne yaparım?” değil, “Afetlere nasıl hazırlıklı olurum?” sorusunu soruyor.
Peki sizin ailenizde acil durumlarda nasıl davranacağını bilen biri var mı?
Bazı acil durumlar vardır ki ne oluşmasını engelleyebilir ne de müdahale ederek durdurabilirsiniz. Örneğin; şiddetli rüzgâr, deprem, sel, heyelan, aşırı yağış, yangın veya trafik kazaları… Bu olaylar meydana geldiğinde yaşam alanlarını bir anda yakar/yıkar geçer. O andan sonra geri döndürme imkânınız yoktur. Bu durumda aklımız bize açıkça şunu söyler: ”Hazırlık yapmazsan sonuca katlanırsın”.
Dirençli Şehirleşme: Kolay Söylenir, Zor Yapılır
Afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak, yani mevcut yapı stokunun sağlam ve güvenli olması kulağa kolay gelse de planlı bir geçmişiniz yoksa bu dönüşüm ancak büyük bir yıkımdan sonra mümkün olabilir.
⸻
Sizin eviniz depreme dayanıklı mı?
Özellikle binaların “dik yıkılması” olarak bilinen tam göçme durumunda en fazla zararın zemin katta yaşandığı bilinen bir gerçektir. Yıkılan bir binada zemin katında boşluk oranı çok düşüktür (%20 civarı), üst katlara çıkıldıkça bu oran artar. Bu nedenle hazırlık yaparken en kötü senaryoyu, yani binanın tamamen yıkılmasını esas almak gerekir.
Evde kısa bir tur atarak şu soruları kendinize sorun:
• Hangi eşyalar sağlam?
• Hangi eşyaların yanında Yaşam Boşluğu / Hayat Üçgeni oluşabilir?
• Yüksek ve ağır eşyalar sabitlenmiş mi?
• Aile bireyleri deprem sırasında nerede ve nasıl korunacağını biliyor mu?
Unutmayın: Üzerinize çökecek olan yük yüzlerce ton olabilir.
Teknik değerlendirmelere göre; 100 m²’lik bir daire yaklaşık 60–70 ton ağırlığındadır. Beş katlı bir binanın zemin katında depreme yakalanmanız halinde üzerinize 300 ton civarında yük binebilir. Bu rakamları korkutmak için değil, gerçekle yüzleşmeniz için paylaşıyorum.
⸻
Ya Bina Yıkılırsa?
Eğer bina yıkılır ve enkaz altında kalırsanız:
• Daha önce hazırlık yaptıysanız,
• Nasıl korunmanız gerektiğini biliyorsanız,
• O anda soğukkanlı kalıp öğrendiklerinizi uygulayabilirseniz, çok yüksek bir ihtimalle hayatta kalırsınız.
Aksi halde hazırlıksız olanları ne yazık ki en kötü sonuç olan ölüm bekleyebilir. Bu durum sadece sizi değil, ailenizi de derinden etkiler.
⸻
Gelin Hazırlık Mücadelesine Hep Birlikte Katılalım
Afetler gelmeden önce:
• Üniversiteler, dayanıklı ve düşük maliyetli yaşam alanları projeleri geliştirmeli,
• Yerel yönetimler, dirençli şehirleşme altyapısını hemen başlatmalı ve halkla şeffaf biçimde paylaşmalı,
• Kurumlar, hazırlık ve müdahale planlarını güçlendirmeli,
• Halk ise bu çalışmalara aktif katılım sağlamalıdır.
Kurumlar ve halk; Sesimizi Duyuyor Musunuz?
Hazırlık önemlidir, hazırlığın sürekli diri tutulması ise çok daha önemlidir.
Sağlıcakla Kalın.

