AFAD Gönüllülüğü: Dayanışmanın En Güçlü Hali
Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi
AFAD gönüllülüğü, toplumsal dayanışmanın en anlamlı örneklerinden biridir. Bir işi gönüllü olarak üstlenmek; huzur, güven ve iyilik duygusunun insana verdiği içsel tatmini beraberinde getirir. AFAD Gönüllüsü, sadece yardım eden biri değil; afetin en zor anlarında bir milletin umudu ve dayanışma ruhunun temsilcisidir.
AFAD gönüllüsü olmak; afet anı ve sonrasında ortaya çıkabilecek tüm zorlukları bilerek, işin sorumluluğunu baştan kabul etmek demektir. Gönüllü, gerektiğinde beden gücünü, gerektiğinde bilgisini ve tecrübesini kullanarak toplumun hayatını normale döndürme sürecine katkı sunar.
AFAD Gönüllüsünün Temel Görev Bilinci
Bir AFAD gönüllüsünün amacı;
• Afeti yaşamış, kayıplar vermiş, acı ve belirsizlik içinde olan vatandaşlarımıza destek olmak,
• Psikolojik travma yaşayan afetzedelere moral ve motivasyon sağlamak,
• Hijyen, giyim-kuşam, yiyecek, barınma, ulaşım ve haberleşme gibi temel ihtiyaçların zamanında ve yeterli şekilde karşılanmasına yardımcı olmak,
• Alana ulaşan yardım malzemelerini tasnif etmek, düzenlemek ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktır.
AFAD gönüllüsü; görev yaptığı bölgenin şartlarının zorlu olacağını bilir. Hizmet verilecek ortamın:
• Tehlikeli,
• Kaynakların sınırlı,
• Çalışma saatlerinin uzun,
• Beden gücünün yoğun,
• Meteorolojik koşulların değişken,
• İlk günlerde beslenme ve dinlenme imkânlarının kısıtlı olabileceği bir yer olduğunu bilerek gönüllü olur.
Her Zaman Hazır Olmanın Sorumluluğu
AFAD gönüllüleri, aldıkları eğitimler ve katıldıkları tatbikatlarla kendilerini her an göreve hazır tutar. Çünkü bilirler ki afet anı bir sınavdır; hazırlıklı olan ekipler, en hızlı ve en doğru müdahaleyi yaparak hayat kurtarır.
Dar gün dostu olan AFAD gönüllümüz;
• Mesaisinden zaman ayırır,
• Eğitimlerini tamamlarken fedakârlık yapar,
• Gerekli bilgiyi ve beceriyi kazanarak afet sahasında aktif görev almayı hazır bekler.
Bir Milletin Vicdanıdır AFAD Gönüllüsü
Tüm bu çaba, fedakârlık ve özveri; insanlara dokunmanın, bir yarayı sarmanın ve karanlık bir anda ışık olmanın verdiği huzurla anlam kazanır. AFAD gönüllülüğü, karşılıksız iyilik yapmanın ötesinde; milletçe dayanışmanın, birlik olmanın ve yaraları birlikte sarmanın en güçlü ifadesidir.
AFAD gönüllüsü olmak; zorda kalan her bir vatandaşımız için umut olmak, memleket için sorumluluk üstlenmek ve insanlığın ortak vicdanına hizmet etmektir.
Yapılan tüm faaliyetlerde gönüllerin kazanması hepimizin hedefidir.
Sağlıcakla Kalın.


Ergani bey gönüllülük metnini okudum bir hayat kurtarmak bütün insanlığı kurtarmak gibidir bu ise gerçekten gönül vermiş insanlarla aynı zincirin halkası olmaktan onur duyuyorum ben afad mezunuyum şu an yaştan dolayı atanamiyorum yeterli istihdam saglanmiyor sizinle keles kampında bir araya gelme şerefine nail oldum DASKUT ailesinin bir ferdiyim çok seviyorum gönül isterdi ki mesleğim olarak idame ettirebileyim bütün hayatımı bu ise adayayim ama malesef yinede umut olmak çok güzel hizmet etmek ve onun vicdanı huzurunu hissetmek çok güzel saygılarımı iletiyor kolaylıklar diliyorum
Teşekkürler Merve Hnm, henüz her şey için geç değil. Sağlığımız izin verdiği müddetçe bir çok afetzede/kazazedeye yardım edebiliriz. Bizim AFAD Destek Ekiplerinde yer alarak bu fırsatı yakalayabiliriz. Saygılar.
AFAD gönüllülüğünün önemine katılmakla birlikte, ülkemizde afet yönetiminin temel sorunlarına gözleri kapatmanın kimseye faydası yok. Gelişmiş ülkelerde afet yönetimi ile ilgili bütçenin büyük bölümü risk azaltmaya, yani afet olmadan önce hayat kurtarmaya ayrılırken; bizde AFAD bütçesinin önemli kısmının milli eğitim bakanlığı tarafından yapılması gereken temel afet bilinci eğitimi, gönüllülük faaliyetleri, ulusal çök+kapan-tutun tatbikatları gibi işlere harcanması ciddi bir kaynak israfıdır.
AFAD’ın asli görevi, bilimin ışığında risk azaltma çalışmaları yapmak ve illerin tehlike haritalarına göre strateji üretmektir. Ancak il müdürlüklerinin büyük kısmının siyasi atamalarla, afet riskleri konusunda yeterli uzmanlığı bulunmayan ve çoğu açıköğretim mezunu kişiler tarafından yönetiliyor olması, kurumsal kapasiteyi zayıflatmakta ve risk azaltma çalışmalarının ciddiyetini gölgelemektedir.
Deprem bölgesinde il müdürlerinin yer bilimleri, jeoloji, inşaat, afet yönetimi gibi alanlarda uzman olması beklenirken; biz hâlâ temel bilimsel kriterler yerine siyasi sadakatin belirleyici olduğu bir yapıyı tartışıyoruz. Bu nedenle bütçe öncelikleri doğru belirlenemiyor, risk azaltma çalışmaları gereken hızda ilerlemiyor, afetler karşısında “müdahale odaklı” bir anlayıştan kurtulamıyoruz.
Sonuç olarak, AFAD gönüllülerinin iyi niyetine ve emeğine saygı duymakla birlikte, kurumsal yapıda bilimsel kriterlere dayalı bir dönüşüm yapılmadıkça ülkemizde afet yönetimi gelişmiş ülkeler seviyesine çıkamayacaktır. Asıl mesele gönüllü sayısını artırmak değil; doğru kadrolarla, doğru bütçe yönetimiyle, risk azaltmayı merkeze alan bir stratejiyi hayata geçirmektir.
Güzel bir yorum ve gerçeklerden bahsetmişsiniz Serkan Bey, Bazı olgular var ki doğru olduğunu bildiğimiz halde yanlışa yapacak bir şeyimiz yok. ‘Öyle taktir edilmiş’ denir bu işe. İl AFAD Müdürlüklerinde İRAP İl Risk Azaltma Planı) çerçevesinde illerindeki risklerin belirlenip belirli planlar çerçevesinde ilgili kurumlarla riski tamamen yok etme veya minimize edilmeye çalışılır. Bu risk azaltma çalışmaları yıllık veya bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklanır. Vatandaş olarak bizler de pek bir takip huyumuz olmadığından bu konuları hep es geçip duruyor ve ilgili kurumları takip ettiğimizi bile hissettirmeden yaşama devam ediyoruz. Dolayısıyla söz konusu bütçe nedir? Nereye Harcanmıştır? vb. sorularımıza dışarda kaldığımız için cevapta bulamıyoruz. ‘Kurumlar halka açık fakat halk kurumlara kapalı’ tespitini de yaparak yorumuma son vermek istiyorum. Yani kurumların yaptığı iş bir nevi halkı ilgilendirmiyor. İlgilendirse kurumların çalışmaları her adımda halk tarafından takip edilir ve yorumlanır. Takip edilen kurum da; kendine çeki düzen verir. Selamlar-Saygılar.
Ne güzel kendini salın kendiniz oynayın işinize gelmeyen yorumları onaylamayın.
Hayır Serkan Bey, olumlu tüm fikirlere açığız.
Sadece yorumunuzu geç gördüm.
Müsait olunca düşüncelerinize cevap vereceğim.