ÖLÜM
Ölüm, sen ne kötüsün elinden kaçan yokmuş
Nerde neyi yaptın ki, ağlayanın pek çokmuş
İstemeyiz yanından bir an olsun geçelim
Kendini harap etme, baksana dünya boşmuş
Ölüm sen nasıl şeysin uyumuyor ayıksın
Ölüm sen ne güzelsin hastalığa ilaçsın
Ölüm sen ne tatlısın çaresizi kurtardın
Ölüm sen ne acısın gönülleri sızlattın
Ölüm sen ne soğuksun her göreni kaçırdın
Ölüm sen ne sıcaksın içimizi çok yaktın
Ölüm sen ne yaptın ki uzaktakin getirdin
Hiç hesapta yoktu ama akrabayı topladın
Ölüm sen ne sosyalsin hep aktifleri aldın?
Ölüm sen bir sürprizsin gençleri hedef aldın
Ölüm sen ne uzaksın hep başkasında kaldın
Ölüm sen ne gıcıksın insanları ağlattın
Ölüm sen çok hızlısın çabuk geçti yıllar bak
Bazende çokça yavaş artık gelsen kurtulsak
Aslında çok adilsin fakir zengin ayırman
Ölüm, ecelle gelen azrailin malısan
Ölüm gelse haneye hep erken geldi deriz
Bazen de şafaklarda, kızıl mumla bekleriz
Ölüm doymadı bize aldıkçada alıyor
Geriye gözümüzde hep kötüler kalıyor
Bazen toptan ölümler bazen de parça parça
Her evin kıyameti ölüm gündemde varsa
Gidenler çok kızardı şayet haberi olsa
Kalanlar sevinirdi sonsuz dünyada kalsa
Ölüm, bizde bekleriz önce gidenler gibi
Ağardı bak saçımız geçen yılki kar gibi
Bilmem hazırmıyız daha çok sarhoş gibi
Hep erken deriz, hiç gelmeyecekmiş gibi
Kıyında dolaşırız hiç farkında olmadan
Ne yapsakki çaresiz vakit saat dolmadan
Korkumuzun ecele faydası yok bilirdik
Meğer bir şey olmazmış ecel bizi bulmadan
Amelimiz önemli gideceğimiz yerde
İyi yaşa, kul olma, başını koyma derde
Biraz sabret hemen vazgeçme serde
Hiç ummadığın yerde gözüne iner perde
Ölüm gerçek , kaçış yok, geliyor gün gün
Ömür hızla tükeniyor baksana geçti dün
Ergani de görecek ölümü tabi birgün
Onunla tanışacak acep nerde? Hangi gün?
Sedat Ergani
06.01.2026
Esadaş Yolculuğu-Yozgat

