Gönülden Yapmak
Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi
Bir faaliyeti gönülden isteyerek ve severek yapmak kadar verimli bir iş yoktur.
Gönülden yapılan her iş, yapan kişiyi dinçleştirir; psikolojisini olumlu yönde etkiler, içini tarif edilmez bir huzur kaplar. Abartmadan söyleyebilirim ki, ihtiyaç sahibine koordinasyon içinde gönüllü olarak yardımcı olmak, insanın ömrünü bile uzatır.
Nasıl ki bir hobi bahçesinde vakit geçirmek sevenlerini rahatlatıyorsa, darda kalan insanlara yardım etmek de en az onun kadar huzur verici bir faaliyettir.
İnsani Yardım; günlük yaşamda komşumuzun bir maslahatını görmek, nakit sıkıntısı yaşayan bir akrabaya el uzatmak, üzüntülü bir insanın derdiyle hemhâl olmak, anne-babamıza ve çocuklarımıza güzel davranarak onları mutlu etmek ya da yolda karşılaştığımız tanımadığımız birine selam vermekle başlar. Bunların tamamı gönülden yapılan iyilik hareketleridir.
Afet ve acil durumlarda ise bu iyiliklerin alanı daha da genişler. Bir trafik kazasına rastladığımızda yol güvenliğini sağlayarak ikincil kazaları önlemek, 112’yi arayıp yardım istemek, imkân dâhilinde ilk yardım ve kurtarma faaliyetlerine destek olmak, kazazedelere psikososyal yönden yardımcı olmak, yine gönülden yapılan iyiliklerdendir.
Bir karşılık beklemeden yapılan iyilik çok ‘kıymetlidir’ demiştik. Ancak yapılan iyiliğin fark edilmesi ve bir teşekkürle karşılık bulması, iyiliğin değerini daha da artırır. İyiliğin farkında olunması, yeni iyilik kapılarının açılmasına da vesile olur. Yardım yapanı yüceltmek, onurlandırmak ve emeğinin görüldüğünü hissettirmek; gönüllülerin yorgunluğunu alır, gönül kırgınlıklarını onarır ve bu güzel davranışların gelecekte tekrarlanma ihtimalini artırır. Kısacası, gönüllüye sahip çıkmak yardımın kalitesini de artırır.
Elbette burada önemli bir noktaya da değinmek gerekir. Gönüllüymüş gibi davranıp bu ruhu taşımayan kişiler hem kendilerini hem de ekip arkadaşlarını strese sokar; zamanla moralleri bozarak çalışma ortamını soğutur. Bu durum, gönüllülük faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine zarar verir.
Gönüllü hareketini koordine eden makam ve mevkilerin, yürütülen organizasyonun değerinin farkında olarak, sahiplenilmesi gereken bu kıymetli hizmetin devamlılığı için esnek ve uygulanabilir planlar yapması büyük önem taşır. Gönüllü Hareketinin Gücü ancak bu anlayışla artarak devam edebilir.
Gelin, gönüllü faaliyetlerini daha da iyileştirmek için hep birlikte katkıda bulunalım. Bu ortak çaba sayesinde, uluslararası alanda da kabul gören Yönetişim Modelini de hayata geçirelim.
Afet Yönetişim Modeli; afet ve acil durumlarda üst makam ve mevzuattan gelen uygulama kararlarının, yerel yönetimler ve tüm paydaşların görüşleri alınarak hayata geçirilmesini esas alan bir yönetim anlayışıdır.
Bundan dolayı;
Koordine eden kurumun yönergeleri doğrultusunda; uygulanabilir, aşırıya kaçmayan ve emek veren gönüllünün hakkını gözeten görüş ve düşüncelerinizi bizimle paylaşmanızı bekliyoruz. İster bu köşe aracılığıyla yorum yaparak, ister WhatsApp grupları üzerinden geri bildirimde bulunarak bu sürece değerli katkılar sunabilirsiniz.
Unutmayalım ki gönülden yapılan her iyilik, sadece ihtiyaç sahibine değil, topluma ve geleceğimize de umut olur. Küçük görünen bir destek, doğru zamanda koca bir hayatı ayağa kaldırabilir. Birlikte düşünerek, birlikte hareket ederek ve gönüllülük ruhunu koruyarak daha güçlü, daha dayanıklı bir toplum inşa edebiliriz. İyiliği çoğalttıkça güven artacak, güven arttıkça yarınlara daha sağlam adımlarla yürüyeceğiz.
Gönlünü ortaya koyan herkese selam olsun. Afetsiz, kazasız ve dayanışmanın eksik olmadığı güzel günler bizleri bekliyor.
Hoşçakalın.

