SAVAŞA HAZIRLIK
Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi
Eskiden savaşlar ordular arasında yapılır, sonuç askeri güçle belirlenirdi. Sivil kayıplar nadirdi. Savaşın bile bir sınırı, bir teamülü, hatta kendince bir “şerefi” olduğu bilinirdi.
Ancak 20. yüzyıl bu anlayışı kökten değiştirdi. Özellikle II. Dünya Savaşı ile birlikte siviller doğrudan hedef haline geldi. Yaklaşık 45 milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Artık savaş cephede değil; şehirlerde, evlerde, hastanelerde, altyapılarda yaşanıyor. Bugünün gerçeği şudur: Savaş hedef tanımıyor. Hedef hepimiziz.
Bu nedenle caydırıcılık hayati önemdedir. Caydırıcılık; gelişmiş savaş teknolojisine, güçlü savunma sistemlerine ve disiplinli, donanımlı bir orduya sahip olmaktır. Güçlü bir askeri kapasite, savaşa girmeden düşmanı vazgeçirebiliyorsa asıl başarı budur.
Günümüzde savunma sanayiinde yaşanan gelişmeler, ülkemizin bu alanda önemli mesafeler kat ettiğini göstermektedir. Yakın coğrafyamızda yaşanan çatışmalar, modern savaş teknolojilerinin belirleyici rolünü açıkça ortaya koymuştur. Rusya–Ukrayna Savaşı, Azerbaycan–Ermenistan çatışmaları ve Libya’daki iç savaş; teknolojinin, insansız sistemlerin ve hibrit savaş yöntemlerinin sahadaki etkisini göstermiştir.
Buraya kadar olan kısım, devletin ve güvenlik kurumlarının sorumluluğudur. Ancak mesele yalnızca devletin hazırlığı değildir. Savaş, insan kaynaklı bir afettir ve tıpkı deprem, sel ya da yangın gibi toplumsal hazırlık gerektirir.
Şimdi herkes kendine şu soruları sormalıdır:
• Ülke güvenliği ve kişisel güvenliğim için ne hazırlık yaptım?
• Olası bir savaş durumunda hangi kurumla, hangi görevde yer alırım?
• Ailemle birlikte aylarca sürebilecek bir kriz ortamında nasıl hayatta kalır ve yaşamı idame ettiririm?
• Konvansiyonel, nükleer, kimyasal veya biyolojik tehditlere karşı bilgi ve hazırlığım var mı?
Bu sorulara net cevap veremiyorsak hazırlığımız yok demektir. Hazırlıksız toplumlar kriz anında panikle hareket eder; çantalarını alıp belirsizliğe doğru yola çıkan kalabalıklara dönüşür. Oysa bize yakışan, bilinçli, planlı ve organize şekilde mücadele etmektir.
Peki ne yapmalıyız?
Öncelikle milli güvenliğimizi sağlayan kurumlarla nasıl koordinasyon içinde olacağımızı bilmeliyiz. Kriz anında kime destek vereceğimizi, hangi yapının içinde yer alacağımızı önceden belirlemek gerekir.
Yaşımıza, mesleğimize ve fiziksel yeterliliğimize göre görev alanımızı tespit etmeliyiz. Örneğin AFAD bünyesinde yer alan Destek AFAD Gönüllüleri, barış zamanında eğitim alarak kriz anına hazır hale gelmektedirler. Bu model, savaş dahil tüm insan kaynaklı afetler için örnek teşkil eder.
Yerel ölçekte ise apartmanımızda, sitemizde, iş yerimizde şu başlıklarda hazırlık yapılmalıdır:
• Sığınak planlaması
• Alternatif haberleşme sistemleri (örneğin amatör telsiz ağları)
• Ulaşım ve tahliye planları
• Gıda ve su stok yönetimi
• Alternatif enerji kaynakları
• Sağlık ve ilk yardım kapasitesi ve Koruyucu Ekipman
• Yangın söndürme ekipmanları
• Psikososyal destek organizasyonu
Unutulmamalıdır ki hazırlık; tüm altyapının çökmüş olabileceği en kötü senaryo dikkate alınarak yapılır.
Savunma, sabotaj ve işgal gibi durumlar ise bireysel inisiyatifle değil; ilgili resmi kurumların eğitim ve organizasyonu çerçevesinde yürütülmelidir. Vatandaşın görevi; bilinçli olmak, organize yapılara entegre olmak ve gerektiğinde omuz omuza durmaya hazır olmaktır. Maneviyat ve moralinizi yüksek tutarak cepheye gereken her konuda destek olmak.
Her birey tek başına hazırlık yapabilir. Ancak asıl güç; aile, komşu, iş yeri ve sosyal çevre ile birlikte hareket edebilme kabiliyetidir. Farklı meslek gruplarının bir arada olduğu topluluklar kriz yönetiminde büyük avantaj sağlar. İş bölümü, dayanıklılığı artırır.
Sonuç olarak;
Savaş ihtimalini konuşmak kötümserlik değildir. Hazırlıklı olmak felaket çağırmak değildir. Aksine; bilinçli toplumlar, caydırıcılığı artırır. Hazırlık, panik üretmez; güven üretir.
Ve unutulmamalıdır:
Hazırlıklı toplumlar savaşı başlatmaz, ama savaşa teslim de olmaz.
Not: Savaş ve Savaş Hazırlıkları ile ilgili daha çok bilgi almak için 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu’na bakabilirsiniz.
Sağlıcakla kalın.

