İyilik Hareketi

4
350

Gönüller Kazansın

Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi

Her insanın içinde, zihinlerinin derinliklerinde saklı bir merhamet ve yardım etme duygusu vardır. Bu duygu çoğu zaman sessizce bekler; bir tohum gibi… Uygun zamanı geldiğinde filizlenir, yeşerir ve büyür. O an geldiğinde ise çevremizdeki bir mağduriyet, adeta bir mıknatıs gibi bizi iyiliğe doğru çeker.

Bazen bir yaşlı teyzenin pazar arabasını taşırken buluruz kendimizi, bazen üzgün bir dostun omzuna dokunurken… Kimi zaman ihtiyaç sahibi birinin eksikliğini gidermek için çabalarız, kimi zaman afete uğramış bir aileye kapımızı açarız. Bir taşın yoldan kaldırılması, yalnız bir insanın bayramda ziyaret edilmesi, içten bir gülümsemenin paylaşılması… Bunların her biri küçük gibi görünse de aslında dünyayı güzelleştiren büyük iyiliklerdir.

Şimdi bu satırları okurken içinizin hafifçe ısındığını hissediyorsanız, bilin ki bu his insan olmanın en güzel tarafıdır. Çünkü iyilik yapmak, sadece karşıdakine değil, en çok da insanın kendi yüreğine dokunur.

Değerli okuyucularım, çevremize biraz daha dikkatle bakalım. Birine iyilik yapmak için mutlaka büyük bir afetin, büyük bir kazanın yaşanmasını beklemek zorunda değiliz. İnsanlara insan gibi davranmak, bir selam vermek, hal hatır sormak, içten bir tebessüm sunmak da iyiliktir. Bazen bir gülümseme, bir insanın bütün gününü aydınlatabilir.

Ben ne yapabilirim diye düşünmeyin. Çünkü iyilik, büyük adımlarla değil küçük dokunuşlarla başlar. Gülümseyen bir yüzle başlayan bir sohbetin nasıl içten ve verimli geçtiğini hepimiz yaşamışızdır. İnsan, bir başkasının hayatına dokunduğunda, çaresizliğe çare olduğunda, bir yükü hafiflettiğinde kalbinde tarif edilmez bir huzur hisseder. O huzur, insanın içini kıpır kıpır eder ve yeniden iyilik yapma isteği doğurur.

Yaşadığım yıllar boyunca şuna defalarca şahit oldum: İnsan başkalarının işine yaradıkça, bir dertli gönlü rahatlattıkça, yaptığı iyiliğe sevgisini kattıkça kendi ruhu da hafifliyor. İçimizi kaplayan o huzur, hayatın en değerli kazançlarından biridir. Bir iyilik hareketini gönül rahatlığıyla yerine getirmenin verdiği mutluluk, insanın damarlarında dolaşan bir sevinç gibidir.

Öyleyse iyilik fırsatlarını sadece beklemekle yetinmeyelim. O fırsatlara doğru bizde adım atalım. Günlük hayatın içinde küçük küçük iyilikler yaparak kalbimizi büyütelim. Çünkü iyilik, tıpkı bir kas gibi; kullanıldıkça güçlenir, paylaşıldıkça çoğalır.

Ne yazık ki yaşadığımız coğrafyada afetler ve acil durumlar hayatın bir gerçeği. Depremler, seller, yangınlar, kazalar… Bir gün bir başkasının başına gelen bir felaket, yarın bizim kapımızı çalabilir. İşte bu yüzden hayatlara dokunmaya her an hazır olmalıyız; bilinçli, eğitimli ve duyarlı bir şekilde.

Peki nereden başlamalıyız?

Aslında adres bellidir.

Afet ve acil durumlarda görev yapan kurum ve ekipler, iyilik yapmak isteyen herkes için birer fırsat kapısıdır. AFAD gönüllülüğü, gönüllü itfaiyecilik, orman gönüllülüğü veya arama kurtarma ekipleri… Bu oluşumlara katılarak hem kendimizi geliştirebilir hem de zor zamanlarda bir insanın umudu olabiliriz. Üstelik yakınlarımızı da bu iyilik yolculuğuna davet ederek daha güçlü bir dayanışma ruhu oluşturabiliriz.

Unutmayalım; İyilik bekleyen çok insan var ve iyilik yapabilecekte çok yürek var.

Geç kalmayalım. İçimizdeki iyilik tohumlarının kabuğunu birlikte kıralım. O tohumlar yeşersin, büyüsün ve gölgesinde nice insan serinlesin.

Çünkü gerçekten de ; her iyilik, yeni bir iyiliğin kapısını aralıyor. Bunu gördük, yaşadık, biliyoruz…. Siz de yaşayın.

Sağlıcakla kalın.

Önceki İçerikAFETLER DOĞAL DEĞİLDİR…!
Sonraki İçerikNeredeydin?
Sedat ERGANİ - SESİMİ DUYAN VAR MI?
Sedat Ergani-Özgeçmiş 1969 Erzurum doğumlu evli ve iki çocuk babasıyım. 1993-1994 yılları arasında Hürriyet Gazetesi'nde önce montaj ve daha sonra Yazı İşleri Sorumlusu olarak bir müddet görev yaptım. Resmi görevli olarak ilk kez 1996 yılında Erzurum Sivil Savunma Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak Afetlerle tanıştım. 2003 yılından itibaren Bursa AFAD Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde görevime devam etmekteyim. Mesleğimi icra ederken birçok afet, kaza veya acil durumlara müdahale etme fırsatı buldum. 1999 Marmara ve Düzce, 2003 Bingöl, 2011 Van vb. depremlerde, sel, toprak kayması, çığ, arazide arama, Arama Kurtarma ve UMKE Eğitmeni gibi faaliyetlerde görev aldım. Çalışma hayatım boyunca 'Tüm canlıların can güvenliği için neler yapıla bilir? Bu güvenli yaşamın hayatımıza geçirilmesinde 'Ben ne yapabilirim?' çabası içinde olmaya çalıştım. Eğitim/öğretim hayatım; İşletme Fakültesi-2004 (4 Yıl), Tarım-2011 (2 Yıl), İktisat Fakültesi-2016 (4 Yıl), Acil Durum ve Afet Yönetimi-2020 (2 Yıl), Afet Risk Yönetimi Yüksek Lisans-2024.

4 YORUMLAR

  1. İnsanın her daim birbirine ihtiyacı var iyiliği yaymak iyilik yapmak insani duygularımızı kaybetmemek ve bunu yaymak çok önemli duygularımıza tercüman olmuşsunuz teşekkür ederiz değerli hocam

    • Sağolun Hale Hnm, içimizdeki iyilik duygularının farkına varmalıyız ki, hayatımız renklensin. Bizde bu yolda kılavuz olabilirsek ne mutlu bize. Selamlar-Saygılar.

İsmail ümeş için bir yanıt yazın İptal

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz