Afetlerde İletişim
Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi
Hayat Kurtaran Sessiz Güç
Afetler meydana geldiğinde, çoğu zaman ilk etkilenen unsurlardan biri iletişim sistemleri olur. Gerek enerji kesintileri gerekse hatların aşırı yoğun kullanımı nedeniyle haberleşme sağlıklı şekilde sürdürülemeyebilir. Böyle zamanlarda iletişimin kesilmesi yalnızca bilgi akışını değil, hayat kurtarma süreçlerini de doğrudan etkiler.
Her ne sebeple olursa olsun, kesilen veya aksayan iletişimin verimli kullanımı için hem kurumsal hem de bireysel çabalar büyük önem taşır. Afet bölgesinde yakınları olan kişiler, sevdiklerinden haber almak amacıyla sabit veya mobil telefonları sık sık arayarak iletişim yoğunluğunu en üst seviyeye çıkarabilir. Bu yoğunluk sonucunda hatlar kilitlenir ve çoğu zaman gerçekten yardıma muhtaç olan kişiler acil durum ekiplerine ulaşamaz. Aynı şekilde, Acil Müdahale Ekipleri ve Olay Yeri Yönetimi de yeni ihtiyaçlarını Afet Koordinasyon Merkezlerine iletmekte zorluk yaşayabilir.
İletişimde yaşanan bu aksaklıklar, acil müdahaleyi geciktirir ve zamanında ulaştırılması gereken yardımın gecikmesine neden olur. Oysa doğru iletişim davranışı, afet yönetiminin en kritik unsurlarından biridir.
Bu nedenle iletişimdeki yetersizliği en aza indirmek için kurumların hazırlıkları kadar, biz bireylere de afetlerden öncesi, esnası ve sonrasında önemli görevler düşmektedir.
Afetlerden Önce Ne Yapmalıyız?
Her aile mutlaka yaşadığı ilin dışında bir “Haber Kişisi” belirlemelidir. Bu kişi; sizden haber almak isteyen akraba, arkadaş ve tanıdıklara bilgi verebilecek güvenilir bir birey olmalıdır. Afet anında mümkün olduğunda bu kişiye kısa bir mesaj göndererek durumunuzu bildirmeniz ve sizden haber almak isteyen akraba ve dostlar sizin yerinize il dışındaki habercinizi arayarak bölgedeki telefon hatlarının gereksiz yere meşgul edilmesi önlenmiş olur. Böylece afet bölgesi dışındaki hatlar kullanılarak iletişim yükü dengelenir ve hatların rahatlaması sağlanır.
Afet Anında ve Sonrasında Nasıl Davranmalıyız?
Afet sırasında ya da hemen sonrasında mahsur kaldığınız bir durumda, acil durum ekiplerine veya yakınlarınıza ulaşabiliyorsanız telefonla kısa ve net bir bilgi vermeniz yeterlidir. Telefonla konuşma mümkün değilse, kısa bir mesaj gönderip beklemek çoğu zaman daha doğru bir yöntemdir. Bu yaklaşım hem telefonun şarjını korur hem de ekiplerin sizi daha doğru yönlendirmesine ve yer tespiti yapmasına yardımcı olur.
Eğer bulunduğunuz yerde herhangi bir zarar görmediyseniz, yine de Haber Kişinize kısa bir mesaj göndererek “Biz iyiyiz” bilgisini paylaşmanız, hem yakınlarınızın endişesini azaltır hem de iletişim sisteminin gereksiz yük altında kalmasını engeller.
Afetlerin ilk saatlerinde yoğun telefon trafiği, afetzedeler üzerinde ciddi bir stres ve çaresizlik hissi oluşturabilir. Oysa iletişimi bilinçli kullanmak, bu stresi azaltmanın ve yardımın daha hızlı ulaşmasını sağlamanın en etkili yollarından biridir. Operatörler afet zamanlarında kapasitelerini artırmak için çeşitli önlemler alırken, biz vatandaşların da iletişim konusunda bilinçli davranması büyük bir sorumluluktur.
Unutmayalım ki doğru zamanda, doğru şekilde yapılan bir iletişim; bir hayatın kurtulmasına vesile olabilir.
Hazırlıklı olmak, bilgili davranmak ve dayanışmayı sürdürmek ise toplum olarak en büyük gücümüzdür.
Sağlıcakla kalalım, bilinçli iletişim kuralım ve her şartta umudu diri tutalım.
Afetlere karşı hazırlıklı bir toplum, geleceğe güvenle bakan bir toplumdur.


Allah razı olsun emekleriniz e sağlık
Teşekkürler Suat Bey, umarım faydalı oluyoruzdur.
Deprem hiç bir sebeke cekmez cünkü hatırlyorsunuz bazı hatlar ceza yedi ve telsiz oldu zaman hem yardım hiç kesilmden iletsim sagla biliriz birbimizle iletesime geçe biliriz