spot_img
Ana SayfaAileİyi Miyiz Gerçekten?

İyi Miyiz Gerçekten?

“Nasılsın?”

Belki de gün içinde en çok duyduğumuz sorulardan biri. Ve çoğu zaman cevabı düşünmeden veriyoruz:

“İyiyim.”

Peki gerçekten iyi miyiz?

Bugün ülkenin herhangi bir köşesinde yaşayan insanlara baktığımızda, yüzlerde aynı yorgunluğu görmek mümkün. Ekonomik sıkıntılar, geçim derdi, işsizlik korkusu, geleceğe dair belirsizlikler… Her yeni gün, bir önceki günün yükünü biraz daha sırtımıza ekliyor.

Market raflarının önünde hesap yapan insanlar, ay sonunu getirmeye çalışan aileler, eğitim ve gelecek kaygısı yaşayan gençler, emekliliğinde dinlenmek yerine yeniden çalışmak zorunda kalanlar…

Ancak yükümüz yalnızca ekonomik değil.

Bir yandan kadınlara yönelik şiddet haberleri, çocuklara karşı işlenen suçlar, hayvanlara uygulanan eziyetler ve toplumsal vicdanı yaralayan olaylar ekranlarımızdan eksik olmuyor. Her gün yeni bir haberle sarsılıyor, yeni bir öfke ve üzüntüyle karşılaşıyoruz.

Sanki bireysel sorunlarımız yetmezmiş gibi, toplumun tüm sorunları da omuzlarımıza yükleniyor.

Bu yüzden insanlar artık sadece yorgun değil; aynı zamanda kaygılı, gergin ve tahammülsüz.

Trafikte, iş yerlerinde, sosyal medyada, hatta günlük ilişkilerimizde bile bunun izlerini görüyoruz. Birbirimizi dinlemeye, anlamaya ve sabretmeye ayıracak enerjimiz giderek azalıyor.

Belki de en tehlikelisi bu.

Çünkü toplumsal çürüme çoğu zaman büyük kırılmalarla değil, küçük kayıplarla başlar. Bir selamı eksilterek, bir tebessümü unutup, bir başkasının derdine kulak vermemeye başlayarak…

Yaz geldi.

Takvim öyle söylüyor.

Güneş daha erken doğuyor, günler uzuyor, sahiller doluyor.

Ama yaz gerçekten bize geldi mi?

İçimizdeki ağırlık hafifledi mi?

Geleceğe dair umutlarımız arttı mı?

Bu soruların cevabı ne yazık ki herkes için aynı değil.

Peki çözüm yok mu?

Elbette var.

Ancak çözüm sihirli bir değnekle gelmeyecek.

Öncelikle yaşadığımız sorunları inkâr etmeden kabul etmek gerekiyor. Çünkü gerçekleri görmeden iyileşmek mümkün değil.

Sonra da umudu yalnızca büyük değişimlerde aramaktan vazgeçmek…

Bir çocuğun eğitimine destek olmakta, bir hayvana sahip çıkmakta, haksızlık karşısında ses yükseltmekte, komşumuzun halini sormakta, birbirimize biraz daha anlayış göstermekte de çözümün parçaları var.

Toplum dediğimiz şey, milyonlarca insanın günlük davranışlarının toplamıdır.

Eğer bugün daha vicdanlı, daha duyarlı ve daha adil bir ülke istiyorsak, bunu yalnızca başkalarından bekleyerek kuramayız.

Evet, zor zamanlardan geçiyoruz.

Evet, kaygılarımız gerçek.

Evet, yükümüz ağır.

Ama tarih boyunca toplumları ayakta tutan şey, sorunların yokluğu değil; sorunlara rağmen dayanışmayı sürdürebilmeleriydi.

Belki bugün ihtiyacımız olan şey de tam olarak bu:

Biraz daha dayanışma.

Biraz daha vicdan.

Biraz daha umut.

Çünkü umudun tamamen kaybolduğu yerde gelecek kurulamaz.

Ve bu ülkenin, tüm yorgunluğuna rağmen, hâlâ geleceğe dair söz söyleyebilecek insanları var.

spot_img
Çimen AKGÜN
Çimen AKGÜNhttps://dionysosyayingroup.com/magaza/edebiyat/oku-dene-gor-yasa-cimen-akgun/
25 Aralık 1985 tarihli, İzmir iline bağlı Ödemiş ilçesi doğumluyum. İlkokulu Anafartalar ilkokulunda tamamladım. Ardından orta üçe kadar Ödemiş İlköğretim ortaokulundaydım. Fakat orta sonu Kuşadası Çakabey ilköğretim okulunda tamamladım ve ardından sınavı kazanarak Kuşadası Derici Mustafa Gürbüz Anadolu Lisesini tamamladım. Lisansım ise Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü olup, ilk yüksek lisansım İstanbul Üniversitesi Adli Tıp alanıdır. Hukuk dalları üzerine KPSS, SMMM ve Açık Öğretim kurslarında 8 sene öğretmenlik yaptım, Adli Tıp alanında da hukuk üzerine çalışmalar yaptım. Lise hayatımdan beri uğraştığım tiyatro alanında akademik olarak yer almak için 2012 yılında konservatuar sınavlarına girerek bu alanda tezli yüksek lisansımı tamamladım. Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü yüksek lisans mezunuyum. İlk olarak Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği Hayat Devam Ediyor adlı dizide yer aldım. Ardından Görevimiz Komedi adlı yarışma programında Rasim Öztekin’in takımında finalist olarak bulundum. Sonrasında Vatanım Sensin, Kalp Atışı ve TRT de mini dizi olarak yer alan ALİJA adlı dizilerde yer aldım. İlk reklam filmim Koroplast markası ile oldu. Ardından Pekfood markasının börek ürününün reklam yüzü oldum. Tiyatro anlamında Atölye Tiyatrosu, Tiyatro Arı, İstanbul Kumpanyası ve son olarak Kedi Sahne Sanatlarında oyuncu, reji asistanı, yönetmen yardımcısı olarak yer aldım. Kısa bir süre için de İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde atölye sonu oyunlarında yer aldım. Oyunculuk mesleğimin yanı sıra aynı zamanda da profesyonel dans eğitmenliği, yaşam koçluğu, motivasyon koçluğu, kişisel gelişim uzmanlığı ve yaratıcı drama eğitmenliği yapmaktayım. “Yazmak” küçük yaştan beri çok sevdiğim bir hobimdi. Zamanla profesyonelleşen bir hal alarak dergilerde, sosyal medyada ve dijital gazetelerde yazmaya başladım. Şiir, çocuk kitabı, şarkı sözü, makale, tiyatro oyunu gibi çeşitli ve farklı alanlarda yazmaya devam ettim. Girişimci Gazetesinde uzun süre makaleler yazdım. Yazmak; benim, hiç tanımadığım hayatlara ve insanlara dokunduğum en özel alanlardan biri oldu. Oyunculuk tutkum ile örtüşen en güzel alanım. Bu sebeple hayalim olan ilk kitabımı Oku Dene Gör Yaşa adı ile Haziran 2024’te Diyonysos Yayın Grubu ile birlikte çalışarak yayınlattım. Çok yönlü olmayı, araştırmayı seven biriyim. Gelişime açık olmak hayat yolculuğumun rotası. Her alanda iletişim kurmayı ve hayatlara dokunmayı seven biriyim. Eğitim hayatıma oyunculuk alanında doktora yaparak devam etmeyi planlamaktayım. Hala daha eğitimler almaya ve vermeye devam eden bir oyuncu, yazar ve eğitmenim.
İLİŞKİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img
- Reklam -spot_img

Popüler