Afetlerde İnsan, Zarar ve Müdahale

0
1412

Afet İnsan, Zarar ve Müdahale

Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi

Afet sadece binayı yıkmaz… Bazen insanın güven duygusunu da yıkar.

Bir afet olduğunda ilk ne yıkılır?

Binalar mı, yollar mı, iletişim mi?

Aslında afetin en büyük etkisi, gözümüzün gördüğü enkazdan çok daha büyüktür. Çünkü afet; insanın yaşamını, düzenini, psikolojisini ve güven duygusunu da etkiler.

Çeşitli yardım ve arama-kurtarma sahasına çıktığımızda sadece beton, demir ve molozla karşılaşmayız. Korkmuş, öfkeli, çaresiz ama hâlâ umudunu kaybetmeyen insanlarla da karşılaşırız.

Bu nedenle tüm yardımlar ve arama-kurtarma sadece teknik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda insanı anlama ve doğru iletişim kurma işidir.

AFETZEDE NORMAL DAVRANMAYABİLİR

Ağlayabilir, bağırabilir, susabilir, donup kalabilir veya öfkelenebilir.

Bunların hepsi afetin oluşturduğu stresin farklı tepkileri olabilir.

Bizim görevimiz tanı koymak değil; güvenliği sağlamak, dinlemek, temel ihtiyacı fark etmek ve gerektiğinde profesyonel desteğe yönlendirmektir.

Aklımızda üç kelime olmalı:

GÜVENLİK – İLETİŞİM – YÖNLENDİRME

GÖNÜLLÜLÜK, HER ŞEYİ YAPMAK DEĞİLDİR

Afet sahasında iyi niyet çok değerlidir ama tek başına yeterli değildir.

Kendi güvenliğimizi, ekip güvenliğini, olay yeri güvenliğini ve görev sınırlarımızı bilmeliyiz.

Çünkü bir kişiyi kurtarmaya çalışırken ikinci bir afetzede olmak, kimseye fayda sağlamaz.

Afet sahasında kahramanlıktan önce disipline ihtiyacımız vardır.

HIZLI OLMAK, ACELE ETMEK DEĞİLDİR

Olay yerine ulaştığımızda hemen müdahaleye koşmak yerine önce:

Güvenlik, durum değerlendirmesi, haberleşme, koordinasyon ve müdahale planı.

Doğru sırayla hareket etmek, afet sahasında gerçek anlamda hızlı olmaktır.

KURTARMA ENKAZDA BİTMEZ

İnsanı enkazdan çıkarmak büyük bir başarıdır.

Ama görev burada bitmez.

Güvenli alana almak, sağlık hizmetine yönlendirmek, yakınlarıyla buluşturmak ve mahremiyetine saygı göstermek de müdahalenin parçasıdır.

Çünkü biz sadece insanı enkazdan çıkarmıyoruz; onu yeniden güvenli hayata döndürmeye çalışıyoruz.

ÖNCE İNSAN…

Afet sahasında ekipman, araç, bilgi ve teknik beceri elbette önemlidir.

Ama hepsinin merkezinde insan vardır.

İnsan korkar, umut eder, hata yapar, kurtarır ve kurtarılır.

Bu nedenle afet yönetimi sadece enkaz yönetimi değildir.

Afet yönetimi aynı zamanda insan yönetimidir.

Ve bu konunun özeti benim için tek bir cümledir:

Afet sahasında önce insanı, sonra olayı, sonra zararı yönetiriz.

Unutmayalım;

Herkes afet sahasında bir şeyler yapmak ister.

Bizim görevimiz, iyi niyeti doğru bilgiyle birleştirip doğru davranışa dönüştürmektir.

Sağlıcakla kalın. 

Önceki İçerikBilimin Evinde Mobbing: Üniversiteler Kimi Kaybediyor?
Sonraki İçerikBAĞIMLILIK SONUÇ DEĞİL ÇÖZÜMDÜR…
Sedat ERGANİ - SESİMİ DUYAN VAR MI?
Sedat Ergani-Özgeçmiş 1969 Erzurum doğumlu evli ve iki çocuk babasıyım. 1993-1994 yılları arasında Hürriyet Gazetesi'nde önce montaj ve daha sonra Yazı İşleri Sorumlusu olarak bir müddet görev yaptım. Resmi görevli olarak ilk kez 1996 yılında Erzurum Sivil Savunma Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak Afetlerle tanıştım. 2003 yılından itibaren Bursa AFAD Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nde görevime devam etmekteyim. Mesleğimi icra ederken birçok afet, kaza veya acil durumlara müdahale etme fırsatı buldum. 1999 Marmara ve Düzce, 2003 Bingöl, 2011 Van vb. depremlerde, sel, toprak kayması, çığ, arazide arama, Arama Kurtarma ve UMKE Eğitmeni gibi faaliyetlerde görev aldım. Çalışma hayatım boyunca 'Tüm canlıların can güvenliği için neler yapıla bilir? Bu güvenli yaşamın hayatımıza geçirilmesinde 'Ben ne yapabilirim?' çabası içinde olmaya çalıştım. Temmuz 2026 itibariyle kurumumdan emekli oldum. Eğitim/öğretim hayatım; İşletme Fakültesi-2004 (4 Yıl), Tarım-2011 (2 Yıl), İktisat Fakültesi-2016 (4 Yıl), Acil Durum ve Afet Yönetimi-2020 (2 Yıl), Afet Risk Yönetimi Yüksek Lisans-2024.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz