Afetlerden Önce Alınacak Önlemler
Sedat Ergani-Acil Gündem Gazetesi
Afetlere hazırlanırken çoğu zaman yalnızca “Afet anında ne yapmalıyım?” diye düşünüyoruz.
Oysa asıl mesele bundan biraz daha büyük.
Afet anını atlatmak kadar, afet sonrasında nasıl yaşayacağımızı da önceden düşünmeliyiz.
Peki nedir bu hazırlıklar? derseniz kısaca hemen göz atalım;
Deprem sırasında bizi koruyabilecek yatak, dolap, çekyat, koltuk ve masa gibi eşyalarımızın sağlamlığı, konumu ve devrilmeye karşı güvenliği hayati önem taşır. Evimizdeki eşyaları yalnızca kullanım kolaylığı açısından değil, afet anındaki davranışlarını düşünerek yerleştirmeliyiz.
Bir de işin tahliye kısmı var.
Afet sonrasında evimizi terk etmemiz gerekebilir. İşte o anda önümüzdeki birkaç metre bile hayatımızı etkileyebilir. Bu nedenle merdivenlerimizi, koridorlarımızı ve çıkış yollarımızı önceden kontrol etmeli; kaçışımızı engelleyecek eşyalardan arındırmalıyız.
Unutmayalım; afet anında düzenleme yapacak zamanımız olmayabilir.
Bir başka önemli konu ise haberleşmedir.
Ailemizle önceden konuşarak, yaşadığımız ilin dışında bulunan bir akrabamızı veya güvendiğimiz bir kişiyi aile haberleşme kişisi olarak belirleyebiliriz.
Örneğin ben Bursa’da yaşıyorum, haberleşme kişim Erzurum’da bulunan ablam olsun.
Bir afet yaşadım ve hayattaysam, iletişim kurabildiğim ilk anda ablama kısa bir mesaj gönderirim:
“Ben iyiyim. Güvendeyim.”
Bundan sonra diğer kardeşlerim ve akrabalarım beni sürekli aramak yerine Erzurum’daki ablamdan bilgi alırlar.
Böylece hem ailemiz daha kolay haberleşir hem de afet bölgesindeki telefon hatlarını gereksiz yere meşgul etmemiş oluruz.
Bir de hiç düşünmek istemediğimiz ama düşünmek zorunda olduğumuz bir ihtimal var:
Ya evimiz artık yaşanamayacak durumdaysa?
İmkânlarımız doğrultusunda, afet sonrasında geçici olarak barınabileceğimiz güvenli bir yeri önceden belirlemeliyiz.
Bu başka bir şehirde bulunan küçük bir ev olabilir. Köyümüzdeki evimiz olabilir. Uygun şartlarda hazırlanmış bir konteyner veya başka bir güvenli barınma alanı olabilir.
Çünkü afet sonrasında bazen yalnızca evimizi değil, alıştığımız hayatımızı da terk etmek zorunda kalabiliriz.
Ailece güvenli bir yere geçebilmek; barınma ve temel ihtiyaçlarımızı karşılamanın yanında, yaşanan travmanın etkilerini azaltmak açısından da çok önemlidir.
Ve gelelim 72 saate…
Afet sonrasında ilk saatler ve ilk günler çok önemlidir. Bu nedenle en az 72 saat, yani üç gün boyunca mümkün olduğunca başkasının yardımına ihtiyaç duymadan yaşamımızı sürdürebilecek hazırlığımız olmalıdır.
İaşe, su, barınma, aydınlatma, haberleşme, ilkyardım, ulaşım, yangına ilk müdahale ve imkânlarımız ölçüsünde hafif arama-kurtarma ihtiyaçlarına yönelik temel malzemelerimizi önceden hazırlamalıyız.
Şunu hiçbir zaman unutmayalım:
Afetlere hazırlık, başkasından yardım beklemek değil; yardım gelene kadar kendimize ve ailemize sahip çıkabilmektir.
Alacağımız her eğitim, yapacağımız her hazırlık ve oluşturacağımız her plan önce kendimiz, sonra ailemiz içindir.
Çünkü afet geldiğinde hazırlık yapmak için zamanımız olmayabilir.
Hazırlık için en doğru zaman, afetin olmadığı zamandır.
HAFTANIN TAVSİYESİ
“Afet gelmeden hazırlan; afet geldiğinde hazırlığın sana, sen de ailene umut ol.”
Haftaya “Afetler Esnasında Nasıl Hareket Etmeliyiz?” konusuyla devam edeceğim.
Lütfen takipte kalın.

